Cumartesi, Mart 29, 2008

yuğtub geldi hoş geldi


Çok sevdiğim bir klip günlük, eskilerde eklemiştim öncelerde, o yüzden şu anda yaşadığın dejavunu anlıyorum.

Neyse.

Keşke her şey gökten düşen bir kasetle değişse değil mi? "Music can change the world"dü ya hani? Hiç alakası yok biliyor musun? Bu sadece insanların, başta Bob'un, inanmak istediği bir saçmalık. Müzik kimleri değiştirebilir biliyor musun? Sadece içinde hâlâ çocuk olanları değiştirebilir. Ama herkes çok büyüdü günlük, her şeyi herkes çok biliyor. Doğruları falan var herkesin, hayatta yapmayacakları şeyler var, toleransları var, değerleri var, değerlendirme kriterleri falan var hele o pek komik, bir keresinde bana birisi şey demişti bundan yıllar yıllar yıllar yıllar önce, sevdiğimi sanıyordum sanırım onu, "Bak bu sana + puan kazandırdı" demişti. Ben de bir daha aramadım onu. Ne demekti ki günlük bu şimdi, "+ puan". Kerrat cetvelini kafadan saysaydım kaç puan alırdım acaba? Ama hocam ben hiç not için çalışmadım ki. Bu kadar mı materyalist oldu insanoğlu. Ezberci eğitimin pragmatik prangaları bunlar. Herşeyi rasyonalize etme çabaları. Halbuki hiç bir şeyin tekrarı yok. Sağlama ise sadece matematiksel bir sigorta, gerçel hayatın bir ritüeli değil.

Çocukluk insanın dünyada geçirdiği yıl sayısı ile alakalı değil yani günlük, kıssadan hisse, bu klibi ondan seviyorum. Mesela şurasını, (aşağıdaki resim)



5 keçi, 1 pantolon, 1 gömlek, 1 takke, biraz dağ, biraz kum, kaya parçaları, bir de sopa. Dansa hasta oldum, koptu gitti.

Thank you brother.

Hiç yorum yok: