Salı, Mart 04, 2008

Elektroyahnisoğanı

Sevgili günlük, birkaç haftadır iş arama mesaisinde olmam beni hayatla ve çalışmakla ilgili sorgulayıcı bir tavra sürükledi. Bir yandan hayatımı sorgularken, bir yandan aradığım işi sorguluyor, bir yandan müzik dinlerken, bir yandan müzik yapıyor, bir yandan yazı yazarken, bir yandan kafam karışıyor, bir yandan ayaklarımı uzatmış keyif yapıyorken, bir yandan çıkıp sokaklarda dolaşıyor, bir yandan yemek yerken, bir yandan da çay içiyorum. Gördüğün gibi aslında çok eğlenceli bir yaşantım var.

Evet, iş kavramına dönecek olursam, "iş bir araç olmalıdır, amaç değil" dedim geçen gün kendi kendime. Bu beni rahatlatmadı değil...

Evet biraz düşündüm de, aslında çok rahatlatmamış. Çünkü para lazım evlat, yarın bir gün bir dükkana gidip de, abi şuradaki elektrogitarı almak istiyorum dediğinde dükkan sahibi öpücükle ödemeyi kabul etmez herhalde. Ya da demez mi, "Hem nerede bu yahninin soğanı?" (Hababam Sınıfındaki müfettiş müzik aletleri dükkanı açtı bilmiyor musunuz? Heh.)

Dışarıda güzel bir hava var, benimse içimde fırtınalar.

Seninle başım dertteee,
Ne yapsam bilmiyorum,
Canımdan bir parçasın,
Söküp takamıyorum.

Hahayt, bunu bir karikatürde görmüştüm. Oradayken komik gelmişti, ama yazınca çok da komik olmadı. Ama ben güldüm. Ama karikatürü gördüğüm için gülmüş olabilirim. Yanılsama yaşamayalım, algıda da seçici olalım. Hücre zarı seçici geçirgendir unutmayalım.

Bu araların şarkısı hep Aces High, takıldı gitmiyor, söküp atamıyorum. Children of Bodom'dan Bir Iron Maiden kavırı. Çok başka olmuş, hatta bence daha iyi bile olmuş diyebilirim. Diyebilir miyim? Dedim bile.

Hiç yorum yok: