Naber?
Kayli singıl yapmış bildin mi? Minog minog. Klibi var, beğendim valla, ama tarzım değil, "In my arms" galiba adı şarkının. Evet videosunu buldum oymuş. Hayır oymamış, şarkı oymuş yani.
Bana olan hislerini böyle bir şarkıyla ifade edebilmiş olması gerçekten çok fazla medeni cesaret isteyen bir davranış. Avusturalya vazifem sırasında tanışmıştık Kayliyle biz. Okyanustaki köpekbalıklarını araştırmaya gitmiştim yıllar önce. Plajda güneşleniyordu o da. Ona bakayım derken sol kolumu 4 tane büyük beyaza kaptırmıştım. Cankurtaranlar falan tabi koştular hemen, koştular olur mu be, nereye koşuyorlar, yüzdüler. Kayli de gönüllü cankurtaran olarak çalışıyormuş. Ben tabi tek kolla yüzemediğim için çok fazla su yuttum. Çektiler kıyıya. Heimlich manevrası yapmaya başladı bana. Suni teneffüs yaparken benim aklım teneffüse çıkmış sonrasını hatırlamıyorum pek. Daha sonra hastaneye falan geldi yaprak sarma getirmiş. Bir de vantilatör getirmişti sağolsun, çok sıcaktı o vakitlerde Avustralya, bir de moral olarak çökmüştüm tabi ben, Kaylicim de vantilatörün karşısına geçer şarkı söylerdi bana. Bu şarkı da o zamanlardan sözlerini yazdığımız bir parçaydı. Hastanede sürekli sorardı bana "How do you feel in my arms?" diye. Klibi dikkatli izlerseniz plajda güneşlenmesine, köpekbalıklarına, benim sol kolumu koparmalarına, hastanede vantilatör karşısında söylediği şarkılara ait göndermeler bulabilirsiniz. Babası karşı çıkmıştı ilişkimize o zamanlar. O da vurdu kapıyı çıktı evi terketti. Bak fena mı oldu ne güzel şarkıcı oldu. Sonra turneler falan görüşemez olduk. Seni takdir ediyorum Kaylicim, kolay gelsin. Annem mantı yaptı bak bekliyoruz bir gün.
Kaylicim arıycam ben seni.
Kayli singıl yapmış bildin mi? Minog minog. Klibi var, beğendim valla, ama tarzım değil, "In my arms" galiba adı şarkının. Evet videosunu buldum oymuş. Hayır oymamış, şarkı oymuş yani.
Bana olan hislerini böyle bir şarkıyla ifade edebilmiş olması gerçekten çok fazla medeni cesaret isteyen bir davranış. Avusturalya vazifem sırasında tanışmıştık Kayliyle biz. Okyanustaki köpekbalıklarını araştırmaya gitmiştim yıllar önce. Plajda güneşleniyordu o da. Ona bakayım derken sol kolumu 4 tane büyük beyaza kaptırmıştım. Cankurtaranlar falan tabi koştular hemen, koştular olur mu be, nereye koşuyorlar, yüzdüler. Kayli de gönüllü cankurtaran olarak çalışıyormuş. Ben tabi tek kolla yüzemediğim için çok fazla su yuttum. Çektiler kıyıya. Heimlich manevrası yapmaya başladı bana. Suni teneffüs yaparken benim aklım teneffüse çıkmış sonrasını hatırlamıyorum pek. Daha sonra hastaneye falan geldi yaprak sarma getirmiş. Bir de vantilatör getirmişti sağolsun, çok sıcaktı o vakitlerde Avustralya, bir de moral olarak çökmüştüm tabi ben, Kaylicim de vantilatörün karşısına geçer şarkı söylerdi bana. Bu şarkı da o zamanlardan sözlerini yazdığımız bir parçaydı. Hastanede sürekli sorardı bana "How do you feel in my arms?" diye. Klibi dikkatli izlerseniz plajda güneşlenmesine, köpekbalıklarına, benim sol kolumu koparmalarına, hastanede vantilatör karşısında söylediği şarkılara ait göndermeler bulabilirsiniz. Babası karşı çıkmıştı ilişkimize o zamanlar. O da vurdu kapıyı çıktı evi terketti. Bak fena mı oldu ne güzel şarkıcı oldu. Sonra turneler falan görüşemez olduk. Seni takdir ediyorum Kaylicim, kolay gelsin. Annem mantı yaptı bak bekliyoruz bir gün.
Kaylicim arıycam ben seni.
:) Ahahayyt

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder