Cumartesi, Nisan 21, 2007

Kuş Beyni

Sevgili günlük, bir günü daha bitirirken sana demek istiyorum ki, şu gıcık olduğum martılara gıcık olmakta ne kadar haklı olduğuma bir kere daha kanaat getirdim. Aferin bana, kanaat notum 10 bravo.

Evde patlamak üzereydim ki, "Dur ya" dedim, "n'apıyorum, evde patlayıp odanın duvarlarına partiküller halinde saçılacağıma, çıkayım dışarıda patlayayım, hem temiz hava, şöyle saçılabildiğim kadar saçılırım, açık alan." Çok mantıklı geldi, bizim T ile buluştum, o da dertliymiş, uzun zamandır Mc'e gitmemiştik, gittik, şu gnçtrkcell kampanyasını hala bitiremediler, sömürdükçe sömürüyorlar milleti, gittik bizde bir güzel sömürüldük. Uzun zamandır yemeyince hamburger iyi geliyor insana. Sonra H geldi, sormadan iki menü de o kapmış, getirdi. Gerekli kaloriye ulaştık artık tamam daha bir şey yemeye gerek yok 1 2 gün. Bu arada Mc'teki serçelerin doğal beslenme döngülerinin bozulduğuna şahit olduk. Çok garip, kendimiz sağlıksız beslendiğimiz gibi, kuşların da beslenmesini bozuyoruz. Patates kızartması yiyen serçeler tarafından etrafımız sarıldı. Ufak tefek lokmalar atmaya başladık sağa sola, bu lokmaları havada kapan serçelere hayretle baktık. Neyse yedik bitti falan, oturuyoruz, "cork" diye sol omzumda bir ses duydum. Kafamı kaldırdım, martı. "Anaaa, o da ne?" "Kuşbeyinli martı omzuma s.çmış." (Aaa ne kadar kabasın, "pislemiş" denir ona... Senin omzuna s.çsın bakalım sen "pislemiş" diyebiliyor musun?) Zaten gıcık oluyordum martılara, şimdi iyice sinir olmaya başladım, harbiden kuşbeyinli hayvanlar. Kocaman sahilde geldi bula bula benim omzumu buldu salak. Bu arada en son simit yemiş sanırım.

Hiç yorum yok: