Cuma, Mart 09, 2007

Fin

Selam günlük, demiştim ya Finlandiya ile ilgili birşeyler yazasım var diye, onu yazacağım bugün. Ama önce günün getirdiklerinden biraz bahsedeyim, İlk olarak bugün benim büyük yeğenimin doğum günüydü (büyük dediysem 9'a bastı daha), ikinci olarak da Dünya Kadınlar Günü'ydü. Dünyada birileri de erkek çocuklar günü çıkarabilir mi? Heh, neyse, herkesin kendi günü kutlu olsun, uzatmaya gerek yok, ama bir ev tekstili firmasının Kadınlar Günü için yayınladığı reklam var kanallarda, bence çok hoş olmuş. Geçelim, geçtik. Gecenin rastgele şarkısı, "Passenger - Just The Same"

Geçenlerde Türkiye Gazetesi'nde Finlandiya ile ilgili bir yazı okumuştum, -isteyenler internetten de açıp bakabilirler- Hani demiştim ya Türklerle bir akrabalıkları olduğu falan diye, buna birkaç yerde daha rastladım. Hatta "Turku" diye şehirleri bile varmış, pazar yeri anlamına geliyormuş anlamı. Fin dilinin yapısı da Türk diline çok benziyormuş, ilginç. Neyse.

Eğitim olayını çözmüşler, gerçi koskoca memlekette 5milyon kişi falan yaşıyormuş zaten ya orası ayrı. %100 okur yazar. Kalkınma sürecinde önce anne babaları eğitmişler. Hani yeni nesili onlar yetiştirecek ya, çok basit aslında... Bizim anne babalarımızı da sabah programları eğitiyor, ne güzel. (Tabiki hepsini değil, bu konuda "aa bizi sabah programları eğitmiyor" diyenler olacaktır, ne mutlu size o zaman. Ben bu sabah programlarına da taktım da biraz, onu da bilahere yazarım yine.)

Çok daha ilginci, Finlandiya'da marketlerde falan içki satılmıyormuş, devlet mağazalarında da satılmıyormuş, sadece ruhsatlı yerlerde satılıyormuş. Yazıyı yazanların gittikleri restoranda 22:30'dan sonra içki servisi yapılmamış (belki sadece orada öyle olabilir, bilemiyorum) Hatta garson 22:15'te gelip, 22:30 dan itibaren içki servisi yapılmayacağını isteyenlerin kalkabileceğini söylemiş, ve devam etmiş, çünkü saat 22:30'dan sonra cam kenarındaki masalarda içki içenler, yoldan geçenler tarafından uyarılıyorlarmış. Çok ilginç ya. Başka yerde rastlamadım bu tip bir uygulamadan bahsedildiğine. Burada (burası Türkiye) bir restoranın böyle yaptığını düşünsenize... Haha, gülesim mi geldi ne? Ne derler, yazık mı derler, yoksa nezaket mi? Ya da çağdaşlık mı derler, yoksa yobazlık hortladı mı? Komiğiz, komik, neyse.

Bu yazımızı Finlandiya ile ilgili yazdık, çok mu gerekliydi, hayır.
Şarkımız da Finlandiya'dan gelsin, "Ensiferum - Token of Time", çok mu gerekli, gene hayır.

Hiç yorum yok: