Perşembe, Mart 08, 2007

Bugün bende bir arıza varmış

Garip yahu, şu hayatın bazen bana cidden karşı olması saçmalığıyla karşılaştım gene bugün. Gülesim geldi. Öncelikle bugünün bir şarkısı olması lazım, hemen verelim, başağrım yeni yeni geçiyor, o kadar çay içtim, dün sabahtan beri çay içmiyorum ya ondan oldu sanırım, biraz da sinüzit var gibi, neyse, şarkı şu olsun, ımmm, ohhm, eüüü, rastgele yapalım bakalım şansınıza ne çıkacak?

"Black Sabbath - Fairies wear boots" çıktı, hadi hayırlı olsun.

Sabah sabah, yani öğlen öğlen evden çıkıp okula gittim. Şu okuldan bir türlü kurtulamadım, tez yazdım, gittim sundum, bir de üstüne üstlük geçtim, ulan hala bitemedi, hala git gel, diploma vereceklermiş bana şimdi de. Neyse, olaylar Halyolu'ndaki İETT akbil gişesinde pasomun artık geçersiz olduğunu öğrenmemle başladı. Uzun bir bekleyişten sonra sıra bana geldi, pasoyu uzattım, "2 ytl" dedim. "Bu pasolara dolum yapmıyoruz artık" uyarısı ile karşılaştım. "O zaman bunu çıkarın bana normal akbil verin." dedim. "Elimde şu anda akbil tom'u yok, parasını vereyim istersen." dedi, bende "Yok kalsın" dedim. Ne yapsam acaba diye düşünürken, "ulan oğlum bilet niye almadın" dedim kendi kendime. Bilet almak için arkamı döndüğümde, az önce 2 3 kişi olan sıranın, sanki bekliyormuş gibi bir anda 20 kişiye çıktığını gördüm. Tee köprünün merdivenlerine kadar uzamıştı yaklaşık. Geçtik bekledik tabi. Sıra bana geldi, 1,5 ytl verip, "bir bilet" dedim. Aynı gişe görevlisi, "bu 1 ytl sahte, bunu değiştir" dedi. Ardından da ekledi, "Sende bugün bir arıza var" Harbiden var, neyse değiştirdik 1 ytl'yi. Aldık bileti. Sonra tipik 129T diyalogları, "Levent mi?" "Yok Taksim" "Levent durağı nerde?" "Arkada, şu tarafta." Balmumcu'dan geçiyor mu?" "Geçmez" "Hangisi geçer?" "Hiçbiri geçmez, buradan Balmumcu'ya otobüs yok, 129K'ya binip, köprüden sonra inerseniz, biraz yürüyüp gidebilirsiniz, daha kolay" "Teşekkürler." "Bir şey değil."

Otobüse bindim, yeni yazmış olduğum CD'yi dinleye dinleye okula geldim nihayet. Bu arada rastgele şarkımız; "Blackmore's Night - Sake of Song" oldu şu anda. Harç bürosundan borç sorgusu yapacağım. Gittim, numara isim verdik, 15 dakika sonra gel dediler. "Çüüüüş" diyebileceğim bir miktarda borç çıktı karşıma. Ama demedim. Bu dönem bile beni öğrenci olarak saymış bu Y.T.Ü. Hadi geçen dönemi anlayabilirim, uzatma aldık, tez yazdık falan, bu dönem niye? Yok abi ben boşuna nefret etmiyorum bu okuldan. Ulan çok fena koydu ama, ben Canon S3IS alacağım diye para biriktirmeye uğraşırken, bütün paramı okula vereceğim şimdi. "(Biip Biiip) böyle okulun" demek geliyor içimden, içimden de diyorum zaten, neyse.

Sonra Beşiktaş vapur iskelesine gittim, az önce sahte deyip almadıkları 1 ytl'yi burada aldılar. Sanırım benden yana dönmeye başladı biraz. Şu anda rastgele şarkımız, "Ensiferum - Lai Lai Hei" oldu, Finlandiyalı bir grup. Fin'ler Türk soyundanmış ya, bunu da geçen gün duydum. Çok hoş, bu konuyla ilgili yazacak şeylerim var ilerde.

İşte böyle, gül geç, boşver, ne oldu yani, hiç. :)

Hiç yorum yok: