Gece uyumayıp sunumu hazırlamam gerçekten çok salakça bir davranış olmuş, bazen kendime engel olmadım diye kendime sinir oluyorum. Okula gittim, hocanın kapısında bir yazı, benim sunum 9 Şubat'ta olacakmış. Be insan evladı dün yazsana onu kapıya, bugüne kadar neden bekliyorsun. Zaten başım çatlıyor, karnım aç. Neyse. Okula git-gel mesaisi sırasında vatandaşların neleri yapamadıklarına birebir şahit oldum. Çok garip, sanki hepsi birleşmiş, bu çocuğu biz bugün çileden çıkartalım, son damla olalım diye. Neyse.
Mesela tek sıra olup otobüs bekleyemiyor çoğu insan. Nedir yani, yapamayacak ne var bunda? Duracaksın işte o kadar. İlle gidip otobüsün kapısında bekleyecekler. Nereye gidiyorsun ya, ulan bir kişi gitti mi, sırasını kaybetmemek için 2 3 4 derken, otobüsün kapısında ayrı bir sıra daha oluşuyor ondan sonra. Durak yapmışlar değilmi, adı ne, durak, dur-mak'tan durak. Yok işte öyle değilmiş.
Ayrıca çok affedersiniz kendisini insan zanneden bazı gereksiz şahsiyetler (kadın erkek farketmez, hepsi aynı) ulan bir karışıklık olsa, hemen yok ben burdaydım yok sen şurdaydın, ya da şu var daha da komik, görmezlikten gelip araya kaynamalar falan, havaya bakmalar, yere bakmalar falan, nedir yani, 2 kişi önce bineceksin de otobüse madalya mı verecekler, öküz ya. Yani en azından bayanlardan bunu beklemezdim, biraz daha nazik olurlar erkeklere göre diye düşünürdüm hep, ama öyle olmuyormuş demek ki. Kadının biri paldır küldür atladı önüme, arkamdaki çocuk onlardan önceydi halbuki, "Nereye gidiyon teyze?" bile diyemeden daldı otobüse. 3 kişilik bu teyze grubunun diğer 2 teyzesi de aynı şekilde çocuğun önüne geçtiler, fütursuzca otobüse yeltendiler, inadına durdum kapıda bende, arkamdaki çocuğa, "Sıra sendeydi geç sen" dedim. Çocuk da artık bezmiş bu tip insanlardan olacak ki, "Ya boşver değmez, hep böyle oluyor burada" falan dedi. O arada demin otobüse atlayan teyze şöförle de dalaşmaya başladı, niye 5 dk geç gelmişmiş, özür dilemesi gerekirmiş. Şöför patladı tabi, bence iyi yaptı.
Bir de şu akbil çılgınlığı var. Yahu bas, "dülülülü", geç. Bu da mı zor? nedir yani, iki saat orasına bas olmadı, burasına bas gene olmadı. Yani bu kadar zor mu bu akbili kullanmak. "Neyi bekliyoruz?" "Millet akbil basıyor." Hey Allah'ım ya...
Otobüste yer beğenemezler bir de. Daracık koridor zaten, önümdeki 4 kişi, bir sağa geçiyorlar, bir sola geçiyorlar. Ya napıyorsunuz topu topu 40 dakika yolculuk yapacaksın, otur işte bir yere.
Otobüslerde ön kapıda bekleyen herkes arkalara ilerleyelim diye bağırır. Tamam doğru. Ama bu tepkileri, kendilerini emniyete alıp ayakta duracak kuytu bir yer bulana kadar sürer. Ondan sonra da, az önce millete arkalara ilerleyin diye bağıran kendisi değilmiş gibi, sıkışık koridora bakar, bir de "Aa ben engellemiyorum ki zaten geçerler burdan havalarına girer.
Evet otobüs yolculuklarında insanların yapamadıkları şeyleri okudunuz, aynen devam.
Mesela tek sıra olup otobüs bekleyemiyor çoğu insan. Nedir yani, yapamayacak ne var bunda? Duracaksın işte o kadar. İlle gidip otobüsün kapısında bekleyecekler. Nereye gidiyorsun ya, ulan bir kişi gitti mi, sırasını kaybetmemek için 2 3 4 derken, otobüsün kapısında ayrı bir sıra daha oluşuyor ondan sonra. Durak yapmışlar değilmi, adı ne, durak, dur-mak'tan durak. Yok işte öyle değilmiş.
Ayrıca çok affedersiniz kendisini insan zanneden bazı gereksiz şahsiyetler (kadın erkek farketmez, hepsi aynı) ulan bir karışıklık olsa, hemen yok ben burdaydım yok sen şurdaydın, ya da şu var daha da komik, görmezlikten gelip araya kaynamalar falan, havaya bakmalar, yere bakmalar falan, nedir yani, 2 kişi önce bineceksin de otobüse madalya mı verecekler, öküz ya. Yani en azından bayanlardan bunu beklemezdim, biraz daha nazik olurlar erkeklere göre diye düşünürdüm hep, ama öyle olmuyormuş demek ki. Kadının biri paldır küldür atladı önüme, arkamdaki çocuk onlardan önceydi halbuki, "Nereye gidiyon teyze?" bile diyemeden daldı otobüse. 3 kişilik bu teyze grubunun diğer 2 teyzesi de aynı şekilde çocuğun önüne geçtiler, fütursuzca otobüse yeltendiler, inadına durdum kapıda bende, arkamdaki çocuğa, "Sıra sendeydi geç sen" dedim. Çocuk da artık bezmiş bu tip insanlardan olacak ki, "Ya boşver değmez, hep böyle oluyor burada" falan dedi. O arada demin otobüse atlayan teyze şöförle de dalaşmaya başladı, niye 5 dk geç gelmişmiş, özür dilemesi gerekirmiş. Şöför patladı tabi, bence iyi yaptı.
Bir de şu akbil çılgınlığı var. Yahu bas, "dülülülü", geç. Bu da mı zor? nedir yani, iki saat orasına bas olmadı, burasına bas gene olmadı. Yani bu kadar zor mu bu akbili kullanmak. "Neyi bekliyoruz?" "Millet akbil basıyor." Hey Allah'ım ya...
Otobüste yer beğenemezler bir de. Daracık koridor zaten, önümdeki 4 kişi, bir sağa geçiyorlar, bir sola geçiyorlar. Ya napıyorsunuz topu topu 40 dakika yolculuk yapacaksın, otur işte bir yere.
Otobüslerde ön kapıda bekleyen herkes arkalara ilerleyelim diye bağırır. Tamam doğru. Ama bu tepkileri, kendilerini emniyete alıp ayakta duracak kuytu bir yer bulana kadar sürer. Ondan sonra da, az önce millete arkalara ilerleyin diye bağıran kendisi değilmiş gibi, sıkışık koridora bakar, bir de "Aa ben engellemiyorum ki zaten geçerler burdan havalarına girer.
Evet otobüs yolculuklarında insanların yapamadıkları şeyleri okudunuz, aynen devam.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder