Pazartesi, Ocak 01, 2007

Okulda Dehşet - Bölüm:2

Sevgili okur, birazdan okuyacaklarınız, sizi eğitim sisteminden soğutmakla kalmaz, içinizdeki şiddet eğilimini de ortaya çıkarabilir. O yüzden lütfen 13 yaşın altında olan kardeşlerimiz şu anda hemen bu blogu terkedelim. Ya da ilköğretim çağında çocuğu olan ama onlar kadar düşünemeyen anne babalardan da olabilirsiniz, çocuklarınız kendi iradeleriyle bu blogdan çıkmamış olabilirler, televizyondan başınızı kaldırın da çocuklarınızla ilgilenin biraz. Sağ üst köşedeki X işaretine basmanız sizi güvende kılar. İşbirliğiniz için teşekkür ederiz...

Ya günlük, bu aralar tezle uğraşıyorum gene, son haftalar, evet bitemedi hâlâ, son bir 3 ay uzatma vermişlerdi, uzatmalı sevgilim gibi uzatmalı tezim vardı benim de. Artık ayrılıyoruz ama, şiddetli geçimsizlik. Bana tekrar deney yapmamı söyledi o hocam olacak gıcık şahsiyet. Bundan önceki yazılarımdan birinde hocama yağdırdığım hakaretler için özür dilemiştim ya, hepsini geri alıyorum. Yahu sen profesör olmuş adamsın. Ya hiç mi kendi fikrin, kendi düşüncen yok, kim ne derse adam peki diyor. Tezi teslim ettiğim zaman iki tane hoca daha göz atmıştı, bunlar demişki, deneye şöyle bir ekleme yapalım, şu da olsun, bu da olsun. Ben tezi bitirmişim vermişim, bunlar bana şunu ekleyelim diyorlar hâlâ. Hayır yani madem böyle yapılacaktı bu deney, 1 yıldır neden söylemediniz, şimdi mi aklınıza geldi bre densizler. Ayrıca, "Ulan babamın çelik fabrikası mı var benim, nereden bulacam o kadar deney numunesini ben?.." Diyerekten, elime geçirdiğim ilk odunla dan dun girişmek geldi ilk duyduğumda üçüne birden. (Nereden bulacaksam odunu ben de? Üniversite odun kaynıyor sanki? Yahu çok ironik oldu, kötü müyüm neyim :) ) Şahsen çabuk sinirlenen bir insan olmadığım için bana da ters geldi önce, ama yani buraya kadar geldi ya, (buraya derken burnumu gösteriyorum), şeytan diyor ki, al eniştenin getirdiği halis muhlis İsviçre çakısını, git o pek özendiği Laguna'sının lastiklerine cart cart batır. Ön kaputa da yaz kanırta kanırta, "intikamım acı olacak" diye. Sonra, yeter mi? "Yetmeez" dediğinizi duyar gibi oluyorum, çok çektim, tabi ki yetmez, madem bir şeye başladık, tam yapmak lazım, o öbür artist de nasibini almalı bu hınç operasyonundan. Sen kafana göre deney yaptırırsın ha, öyle mi, ben bitirmişim vermişim, o da olsun, bu da olsun, şımarık çocuklar gibi. Artist, bir havalar falan. Alırım ben senin havanı. Benzin lazım bir yerden. Evet, odası 2. katta. Kapsını içerden kitliyor deve, kimse girmesin diye. Ben sana gösteririm, getir abi benzini, dök kapıya baştan aşağıya. Haaaah, süper. Kibriti de böyle filmlerdeki gibi atmak lazım, fonda hain kahkahalarla. Nıhahahahaa. Çıtır çıtır yanan kapı ısındıkça, genleşme katsayını hesaplasın içerde o. Bir tane daha hoca kaldı ama o yaşlı zaten, onu affedelim. Ölümü bizim elimizden olmasın. Zaten aynı jüride olduğu hocaların başlarına gelenler kulağına gidince hafiften bir tırsar, o da ona yeter. Amacımız öldürmek değil ki zaten, korkutmak, biraz da eğlenmek. Nıhahahaa... :)

Hiç yorum yok: