Aaaaaaaaaaaaaaaaaeooooooowwwwwwwwwwwwwwwww!!!!!!!!!!!!
Lan delü günlük, delürdüm bugün. Ama mutlu bir delülük.
Bütün şarkılarım sırayla inmeye başladı... Günlük bak sana şarkı, içimden koptu... "Passenger - Carnival Diaries" Etobur musun sen? Obur olmak iyi bir şey değil ama biliyorsun değil mi? İnsanın iradesi irdelenmesi gereken bir konu. Saçmalama lan, etoburla ne alakası var? Etobur mu demek o? Karnaval demek. Karnaval günlükleri. Naval Shipyard vardı Red Alert'te, çok severdim yapmayı. Hemen bir deniz kenarı bulur Naval Shipyard yapardım. Gemi basardım habire. Bir de Shephard vardı, Half Life'da. 5'in 1'i ile gezerdi arkamda, korur kollardı beni, sağolsun herşey için. "Cover me Shephard!! Coveeer!!" Uuuuuuuaaaoww... Gowww!!! Daha deli şarkı, "Passenger - In Reverse". İçinde iç halinde evde içeride içeri yerinde içeriye. Yeaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaawwwwwaww!!! Düşerken de görmek lazım bazen, görürken de bakmak, düşmek iyidir derler de kalkamazsan değildir. Kaldırmazlar zaten. Kim kimi kaldırmış şimdiye kadar düştüğü yerden? Kaldırmaya çalışanlar da menfaat düşkünü, düşkünden menfaat bekleyecek kadar düşmüş. Geriye doğru gider derler bu aklın odaları, hatırlamaktan beter unutmamak. Uyansan, düşmüş desen? Ya da, düşmüş desen de kaldırmasan? Düş müymüş? Düşmemiş mi? Desen de demesen de gördüğün desen aynı aslında. Gördüm desen? İçinden geldiği gibi tutulan. Dışından gittiği gibi bırakılan. Dışın dıkşın. İçin ikşin. İçtiğin iksirin kıymeti, aldığın tadın merhameti. Haşmeti gördüğün kördüğümün çözümü, düğme deliğinin örülmüş beşgeni. Dışında kış halinde evde dışarıda dışarı yerinde dışarıya. Yazım hiç bir kanala uygun değil diye kaç kere daha söylemem gerekiyor ya da yazmam? Nezaket yapma bana, "yazınız hangi kanala uygun?"muş. Yazımız böyle bizim. Ya da yazgımız. Bir de soru işaretiymiş, soru olduğunu anlayalım diye. Anlayamazsak ne olur? Anlamak zorunda mıyım ulan ben sizi? Neden, merhamet bizden mi beklenmeli hep. Masum bir merhamet çocuğun gözündeki. Şarkı "Passenger - I Die Slowly" Bitirdikçe büyüyen göz bebekleri karardıkça daha çok gören karanlıkta. İstediği görmek Aralık'tan Kasım'a. Biraz da büyümek bitirmeden. Aralıktan bakan çekingen tek göz korkmuş. Aralıktan kaçan çekirgen tek kez zıplamış. İkiüçdörtbeşaltıyedisekizdokuzbir. Dörtyediüçikibeşdokuzaltıbirsekiz. Altı üstü yedi, altı altı beş. Bitireceğim de sonuca bağlayamadım, neyse ya zaten gelişme de yoktu, giriş de...
Hadi iyi geceler...
Lan delü günlük, delürdüm bugün. Ama mutlu bir delülük.
Bütün şarkılarım sırayla inmeye başladı... Günlük bak sana şarkı, içimden koptu... "Passenger - Carnival Diaries" Etobur musun sen? Obur olmak iyi bir şey değil ama biliyorsun değil mi? İnsanın iradesi irdelenmesi gereken bir konu. Saçmalama lan, etoburla ne alakası var? Etobur mu demek o? Karnaval demek. Karnaval günlükleri. Naval Shipyard vardı Red Alert'te, çok severdim yapmayı. Hemen bir deniz kenarı bulur Naval Shipyard yapardım. Gemi basardım habire. Bir de Shephard vardı, Half Life'da. 5'in 1'i ile gezerdi arkamda, korur kollardı beni, sağolsun herşey için. "Cover me Shephard!! Coveeer!!" Uuuuuuuaaaoww... Gowww!!! Daha deli şarkı, "Passenger - In Reverse". İçinde iç halinde evde içeride içeri yerinde içeriye. Yeaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaawwwwwaww!!! Düşerken de görmek lazım bazen, görürken de bakmak, düşmek iyidir derler de kalkamazsan değildir. Kaldırmazlar zaten. Kim kimi kaldırmış şimdiye kadar düştüğü yerden? Kaldırmaya çalışanlar da menfaat düşkünü, düşkünden menfaat bekleyecek kadar düşmüş. Geriye doğru gider derler bu aklın odaları, hatırlamaktan beter unutmamak. Uyansan, düşmüş desen? Ya da, düşmüş desen de kaldırmasan? Düş müymüş? Düşmemiş mi? Desen de demesen de gördüğün desen aynı aslında. Gördüm desen? İçinden geldiği gibi tutulan. Dışından gittiği gibi bırakılan. Dışın dıkşın. İçin ikşin. İçtiğin iksirin kıymeti, aldığın tadın merhameti. Haşmeti gördüğün kördüğümün çözümü, düğme deliğinin örülmüş beşgeni. Dışında kış halinde evde dışarıda dışarı yerinde dışarıya. Yazım hiç bir kanala uygun değil diye kaç kere daha söylemem gerekiyor ya da yazmam? Nezaket yapma bana, "yazınız hangi kanala uygun?"muş. Yazımız böyle bizim. Ya da yazgımız. Bir de soru işaretiymiş, soru olduğunu anlayalım diye. Anlayamazsak ne olur? Anlamak zorunda mıyım ulan ben sizi? Neden, merhamet bizden mi beklenmeli hep. Masum bir merhamet çocuğun gözündeki. Şarkı "Passenger - I Die Slowly" Bitirdikçe büyüyen göz bebekleri karardıkça daha çok gören karanlıkta. İstediği görmek Aralık'tan Kasım'a. Biraz da büyümek bitirmeden. Aralıktan bakan çekingen tek göz korkmuş. Aralıktan kaçan çekirgen tek kez zıplamış. İkiüçdörtbeşaltıyedisekizdokuzbir. Dörtyediüçikibeşdokuzaltıbirsekiz. Altı üstü yedi, altı altı beş. Bitireceğim de sonuca bağlayamadım, neyse ya zaten gelişme de yoktu, giriş de...
Hadi iyi geceler...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder