
İlginç bir resim buldum, ahanda böyle üzerinde oynadım, oynamakla da kalmadım, olaya derin bir hayat bakışı kazandırmayı amaçlamış gibi görünen ama aslında çok da düşünülmeden hazırlanmış gibi hissettiren bir jargona soktum. Jargonun ne olduğunu tam olarak bilmiyorum, şu an aklıma geldi, sanki iyi duracak gibi geldi burada söyleyince, söyledim gitti. İki kere geldi yazmışım okuyunca farkettim, demek ki yazarken aynı anda okuyamıyorum. Neyse.
Şimdi olay şöyle gelişiyor, yukarıdaki beyaz şemsiyeli bayan tam karşıdan geçmek üzereyken yolun orta yerinde garip bir şekil görüyor, "Aa orada garip bir şekil var, gidip bir bakayım şuna neymiş" diyor, meraklı bir bayan sanırım. O arada alttaki bisikletli genç de, "Aha one, one lan, ooo, o ne be" gibisinden haykırışlarla yolun ortasındaki ilginç şekile doğru bir çekime uğruyor. Tabi doğal, bilinmeyenin çekimi var insanlarda haklılar, ama o anda sağ alttaki lacivert araba yanlış yola gittiğini farkedip "iiii!" diye bir fren çakıyor, 1 - 2 metre kayıp (yerler hafif nemli çünkü) duruyor, ve arkasına bakmadan geri geri gitmeye başlıyor. Ani fren sesiyle irkilen sarı taksici abimiz de "Höeep, noluyo orda" diye kafayı çevirip (nedense böyle ani seslere karşı bakma hissiyatı içinde oluyor şöförler) sola bakarken ileri gitmeye devam ediyor. Tabi Beyaz şemsiyeli genç kız o arada ortadaki şekle odaklandığı için gelen taksiyi görmüyor, aynı anda bisikletli arkadaş da geri geri gelen lacivert arabayı farkedemiyor. Neden? Çünkü, geri geri giderken öten kuşlardan taktırmamış bu adam arabasına. Lacivert araba bisikletli arkadaşı, taksi de şemsiyeli ablayı eziyor, geçiyor. Olaylara seyirci kalmak istemeyen siyah araba da psikopatlığın eşiğinde olduğunu göstermek istercesine geri geri gelen lacivert arabaya arkadan çakıyor bir tane, çarpmanın etkisiyle öne doğru gitmeye başlayan lacivert araba bisikletli arkadaşı bir kere daha ezip tam üzerinde duruyor. Bu arada bisikletli arkadaşta, sanırım gerizekalı bir arkadaş biraz, "Ya son bir sigara içeyim" diyerek sigarasını yakıyor, tabi çarpmadan dolayı delinen benzin deposunun alev alacağını hesap edemiyor. Ki zaten o kadar da vakti olmuyor, çakmağı yakmasıyla birlikte lacivert arabanın patlaması aynı ana denk geliyor. Patlayan arabadan saçılan parçalar "Ulan fena çarptık kadına, bişeyiniz var mı bağyan" diyen taksi şöförünün kafaya isabet ediyor. İsabet alan kafa sabit kalamıyor tabi, dıkşın, yerde. Bu arada psikopatlığın eşiğindeki siyah arabanın şöförü de emniyet kemeri takmadığı için ön camdan fırlayarak sarı taksiye kadar uçuyor. Beyaz şemsiyeli kadının ve bisikletli adamın kanları yolu kırmızıya boyarken yolun ortasındaki şeklin ne olduğu anlaşılıyor.
O arada siyah arabanın hala çalışmakta olan radyosundan da şu sözler duyuluyor Kenan Doğulu'dan,
"Hangi güvercin atlamış çatıdan,
ya da hangi balık denize,
hesap yapıp akıllıca..."
Hımm, güzel oldu, beğendim valla yazımı.
Artık rahatça uyuyabilirim, deli miyim neyim?
(Minik notumsu: O şekil resmin orjinalinde vardı ben yapmadım)
Şimdi olay şöyle gelişiyor, yukarıdaki beyaz şemsiyeli bayan tam karşıdan geçmek üzereyken yolun orta yerinde garip bir şekil görüyor, "Aa orada garip bir şekil var, gidip bir bakayım şuna neymiş" diyor, meraklı bir bayan sanırım. O arada alttaki bisikletli genç de, "Aha one, one lan, ooo, o ne be" gibisinden haykırışlarla yolun ortasındaki ilginç şekile doğru bir çekime uğruyor. Tabi doğal, bilinmeyenin çekimi var insanlarda haklılar, ama o anda sağ alttaki lacivert araba yanlış yola gittiğini farkedip "iiii!" diye bir fren çakıyor, 1 - 2 metre kayıp (yerler hafif nemli çünkü) duruyor, ve arkasına bakmadan geri geri gitmeye başlıyor. Ani fren sesiyle irkilen sarı taksici abimiz de "Höeep, noluyo orda" diye kafayı çevirip (nedense böyle ani seslere karşı bakma hissiyatı içinde oluyor şöförler) sola bakarken ileri gitmeye devam ediyor. Tabi Beyaz şemsiyeli genç kız o arada ortadaki şekle odaklandığı için gelen taksiyi görmüyor, aynı anda bisikletli arkadaş da geri geri gelen lacivert arabayı farkedemiyor. Neden? Çünkü, geri geri giderken öten kuşlardan taktırmamış bu adam arabasına. Lacivert araba bisikletli arkadaşı, taksi de şemsiyeli ablayı eziyor, geçiyor. Olaylara seyirci kalmak istemeyen siyah araba da psikopatlığın eşiğinde olduğunu göstermek istercesine geri geri gelen lacivert arabaya arkadan çakıyor bir tane, çarpmanın etkisiyle öne doğru gitmeye başlayan lacivert araba bisikletli arkadaşı bir kere daha ezip tam üzerinde duruyor. Bu arada bisikletli arkadaşta, sanırım gerizekalı bir arkadaş biraz, "Ya son bir sigara içeyim" diyerek sigarasını yakıyor, tabi çarpmadan dolayı delinen benzin deposunun alev alacağını hesap edemiyor. Ki zaten o kadar da vakti olmuyor, çakmağı yakmasıyla birlikte lacivert arabanın patlaması aynı ana denk geliyor. Patlayan arabadan saçılan parçalar "Ulan fena çarptık kadına, bişeyiniz var mı bağyan" diyen taksi şöförünün kafaya isabet ediyor. İsabet alan kafa sabit kalamıyor tabi, dıkşın, yerde. Bu arada psikopatlığın eşiğindeki siyah arabanın şöförü de emniyet kemeri takmadığı için ön camdan fırlayarak sarı taksiye kadar uçuyor. Beyaz şemsiyeli kadının ve bisikletli adamın kanları yolu kırmızıya boyarken yolun ortasındaki şeklin ne olduğu anlaşılıyor.
O arada siyah arabanın hala çalışmakta olan radyosundan da şu sözler duyuluyor Kenan Doğulu'dan,
"Hangi güvercin atlamış çatıdan,
ya da hangi balık denize,
hesap yapıp akıllıca..."
Hımm, güzel oldu, beğendim valla yazımı.
Artık rahatça uyuyabilirim, deli miyim neyim?
(Minik notumsu: O şekil resmin orjinalinde vardı ben yapmadım)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder