Perşembe, Ekim 05, 2006

Is this happening...

Sevgili günlük... Allah cezanı versin senin. :) Lan her b.ku biliyorsun da, İstanbul'da nereden nereye nasıl gidilir niye bilmiyorsun ya? Of var ya, acayip sinirlendim sana, uçan kafayla dalıcam şimdi monitörden. Ama gözlüklerim lens olabilir, olsun bende bu gözlüklerden kurtulmuş olurum, dalıyorum, doing boing dong. O nasıl efekt ya...

İstanbul İstanbul diyorsunuz, yok kardeşim İstanbul Mistanbul, Misconstruction.

Okuldaydım bugün, tezleri alıp hocalara dağıtmak için. (Bu arada okul numaramı unutmuşum kullanmaya kullanmaya, nasıl bir öğrencilik bu ya, neyse konumuz bu değil) Şimdi iki hocamızı okulda bulduk verdik tezlerin kopyalarını. Öbür hocamız Davutpaşa kampüsündeymiş, amman ne güzel. Nasıl gidecez, hayatımda hiç gitmediğim yer, okulda baktım iett'nin sitesinden. 28O gidiyor, aman tek vesait süper, Beşiktaş'tan bin, Davutpaşa'da in. Tam bana göre. Bindik. Garanti'ye alalım, "Arkadaş bakar mısın, son durak Davutpaşa kampüsü dimi?" "Evet abi" İyi güzel. Otogara geldik, şöför otogara girecekmiş kapıyı bulamadı, arkadan bi yolcu atladı, "Kaptan ordan değil, sağ sağ, sağdan girsene" diye, "Aha" dedim "Du bakalım". Adam girdi otogara, indi herkes. Tak kapattı kontağı abimiz. Allah Allaaah, "Abi ben Davutpaşa kampüsüne gidicem" dedim. "Son durak burası" dedi. "Nası son durak, olur mu ya son durak?" dedim. "Ben bilmem, bana git otogarda dur dediler" dedi. "İlk seferim zaten bugün işe başladım" dedi. Hay bendeki şansa bak. Hiç bilmediğim bir yere gidiyorum, otobüsün şöförü de o gün işe başlıyor. "Ee" dedim, "Nasıl gidilir burdan Davutpaşa'ya?" "Bilmiyorum ki" dedi. Haydaa, kaldık otogarın ortasında. Tramvay varmış, hızlı. Bindik. Havaalanı yazan taraftan girecekmişim istasyona, ona da girdik. Baktım bekliyor tramvay, ona da bindim, tüm talimatlara uyuyorum kardeşim, nasıl bir sorun çıkabilir ki? Ama çıkıyor işte. Zart bir anons "Tramvay Esenlere gidecektir". İçimden de diyorum "Ee napalım". Ulan ee napalım'ı var mı, insene, ama ben o kadar güvenmişim ki talimatlara, anonsla dalga geçiyorum içimden, "Heh ben de Davutpaşa'ya gidiyorum, bırakayım seni istersen". Derken sonradan düştü jeton, kapılar kapandı, anaa kapının üstüne bi baktım Esenler'e ayrı bir hattan gidiyor. Neyse ki uzak değilmiş çok, bir durak, gittik geri döndük. Sonda bir de okul yolu sevgi dolu derler, çık çık bitmiyor, bir yokuş bir yokuş. Neyse işte, verdik geldik, akşam eve zor attım kendimi.

Ya bu arada reklamlarda gördüm, enişteyle bayağı bir espri konusu oldu, yeni bir zeytinyağı çıkmış, markasını söylemeyelim de, sloganı acayip, "Mutfağınıza kayan yıldız..." Hehe ilginç :)

Yorucu günü süper bir şarkıyla bitirelim. "Blackmore's Night - All Because of You"
Is this happening...

Hiç yorum yok: