Salı, Ekim 10, 2006

Dijital Gerçel

Saat 00:10, eve doğru yürüyorum, ahmak ıslatan yağıyor, kimseler de yok zaten yollarda, bir ahmak ben. Bir de çöpçü. Çöpleri karıştırıyor. Utandım elimdeki buruşuk peçeteyi çöpe atmaya. Yokuş yukarı çıkıyorum yolun yanındaki yeşilliklerden kaçarcasına asfalta çıkan salyangozlara basmamak için uğraşarak. “Çatırk”, “Aha gitti bir tane”.
Taksilerin kornası bozuyor bu arada sessizliğimi. “Taksiye binmek istesem kafam yukarıda gezerim değil mi?” “Çağırın taksimi, yürüyeceğim biraz”. Bu tip gecelerin fon müziği keman taksimi olmalı, ama yok şu anda. Tambur taksimi de olabilir, tam burada tambur çok iyi gider. Ayrıca tambura da keman çok yakışır. Zaten evliymiş diyorlar onlar için. Aman dedikodu. Dedim ben bana bir empeüç pleyır lazım diye ama dinletemedim kendime bir türlü. Bak gene diyorum, ama dinlemiyorum gene yazarken. Kemanı seviyorum, gitara aşığım, çelloya deliriyorum, davulu da bırakamam. Ramazan davulu değil ya, tanımam onu, bu aralar hep dangır dungur çalıyor davulu, sahurda milletin arabasının alarmları ötmeye başlıyor, cik cik cik, dijital kuşlar. Neyse dur yürüyoruz şimdi daha sahura gelmedik. Daha eve gelmedik ne sahuru.
Biraz titreme, mavi bir ışık aydınlatıyor geceyi. Ahmak ıslatanla ben eve doğru yürüyüşümüze devam ediyoruz. Başım eğik, ellerim cebimde, yağmurun yağdığını dükkanlardan yansıyan ışık hüzmelerine düşen saf su damlaları görünce fark ediyorum. Keman çalıyorum içimden. Morning Star’ın kemanı. Sabah yıldızı ağdalı ağdalı, gül dalı keman yayı.
“Kedi çabuk geç karşıdan karşıya, ezer bunlar seni, koş koş”. Neyse geçti. Ahmak ıslatan da artık ahmak ıslatanlıktan çıktı bu arada, direkt bardaktan boşalmaya başladı, merkeze yaklaştıkça tek tük artan insanlar da koşuşarak kayboldular sokak aralarında. Tanıdık bir yüz mü oradaki, kim o bakayım, aa, eski dostumuz keder, “Ne yapıyorsun burada böyle”, “Yağmurdan kaçtım saklandım buraya”, “Hehe, iyi iyi saklan, hatta çıkma oradan hiç”. Bu arada kafamdan sular gözüme teğet akarak burnumun yanından ağzıma giriyor, eskiden böyle bir şey olmazdı, bayağı çok yağıyor demek ki bu yağmur şu anda.
- Yerim ulan betimlemelerini…
- Ye afiyet olsun…

Hiç yorum yok: