Perşembe, Eylül 14, 2006

Untitled

Astrolojik antoloji sürmesin hayatımızı, dart okları 12'den vurmaz ki her zaman. Bazen 11, bazen 9, bazen de 911.

Son vuruşta yaptığın gol hatırlanır hep, maçta nasıl oynadığın çok da önemli değil, nerede bitirdiğin önemli sonunda. Yerde yada omuzlarda, aslında o da önemli değil, omuzlardaysan yanında kimse yok, yerdeysen çimenler hep yanında, onlar sadık dost, ne kadar ezsende maç boyunca. Şarkının sonunda başa almak istemek önemli şarkıyı. Beğenimin dışa vurumu bu. Ruhumun hava durumunu anlatmalı şarkı. Geceler soğuk ve karanlık, gündüzler sıcak ve canlı. Çölümsü bir rüyadaysan, vahada su içiyorsan, muhakkak yeşil bir palmiye vardır üzerinde sana gölge yapan. Mavi gökyüzü upuzun uzanır başının üzerinde, ufuk çizgisi o kadar uzaktır ki göremezsin. Ama gidersin yinede. Ufuk çizgisini göremesende, umut vardır beraberinde. Hızmalı çöl bedevisi deve kervanını çekerken karşıdaki kum tepesinde, gölgesi uzar, yanına kadar gelir kızgın kumların üzerinde. Tam fotoğraflık bir enstantenedir, ama makinen yoktur... Nihayetinde herşeyi nihayetlendiren nihai vuruştur...

Hiç yorum yok: