Teknoloji karşısında çok saygılı bir milletiz biz ya. Bazen fazla saygılıyız ama...
Bunu öncelikle inşaatlarda exkavatörler çalışırken saygı duruşuna geçip çalışmayı soluksuz izleyen tören alayına bakarak anlayabilirsiniz.
Ama bugün bundan bahsetmeyeceğim sizlere, bugünün teknolojik saygınlığı, halk içinde "yeşil otobüs" diye tabir edilen, şu ultra lüks belediye otobüsleri. Ben genelde 129T'yi kullanıyorum Kozyatağı'ndan hop Beşiktaş kolay oluyor. Ama güncel Türkçe tabirimizle :p "geek" insan sınıfına girdiğim için, (Araştırı yaptım: Geekler, normal bir sosyal hayata sahip, ancak okudukları bölümler ve ilgi alanları nedeniyle normal muhabbetler yapamayan, genelde en az bir kez bilgisayar göçertmiş, veya toplamış, bir araya geldiklerinde Counter yapmaktan haz alan, okumuş adam topluluğu imiş. Türkçesi yokmuş ama bunun ne acı. Biz koyalım buna Türkçe isim, mesela Mühendis olsun. Ben niye taktım ki buna bu kadar ya, neyse. Geek yerine Geyik de diyebiliriz bence farketmez.)
Neyse, işte öyle bi insan olduğum için telefonumu kapatmam bu otobüslerde, titreşime alırım, ararlarsa da açmam.(Yaparken akıllıca geliyor da, yazınca saçma geldi şimdi) Şimdi baktım şöyle etrafa ikaz falan yok "cep telefonunuzu kapatın" falan diye, hatta önce inanamadım, o yüzden bütün ikazları okudum tek tek, tabi sağa sola dönerken sürekli, yanımdaki abi biraz kıl oldu sanırım neyse. Ama işte bu teknoloji saygısı bize de işlemiş, yaw telefonum çalıyor, açıp konuşamıyorum. Çünkü biliyorum kesinlikle açar açmaz arkalardan bir sıkıntılı amca, yada işgüzar teyze atlayacak, "Yasak yasak, kapat telefonu, bir de genç olacak..." Onlardan güç alan uydurmasyon delikanlılar da atlarlar "Kapatsana kardeşim, milletin can güvenliğiyle niye oynuyorsun"diye. Zaten kilit kelime bu, "can güvenliği". İstediğin kadar anlat sen, "ikaz yok" de, "bişey olmaz" de. "Bişey olsa hesabını sen mi verecen?" diye saçma ötesi bir serzeniş peydahlanır zaten ondan sonra. Otobüsün tüm arka ahalisi sana düşman olur, hatta inene kadar dik dik bakarlar, yolculuk mu yapıyorsun, dayak mı yiyorsun belli olmaz. Bunu bildiğim için de açmam ben telefonu çalsın dursun. İnince ararım, iki saat laf anlatamam kimseye.
Ama tabi olayın bu boyutta bir vahameti olduğunu bilmeyen Taksim yolcusu siyahi vatandaş X, benim kadar tedbirli olmayıp, pat diye açtı telefonunu, car car konuşmaya başladı. Bak ya, infaza davetiye. Tabi arkalardan sıkıntılı amcam atladı hemen, "Yasak yasak..." dedi el kol işaretleri yaparak. Sonra baktı siyahi abimiz anlamıyor, "Close close, yasak hemşerim yasak" dedi sinirli sinirli, ki yıkıldığım, yarıldığım ama belli etmediğim andı o an. Tabi X abimiz anlamamakta diretiyordu, ben amcam şimdi kalkıp sağ sol girişecek bu abiye derken, amcam kalktı gitti X şahsiyetin telefonu aldı, kapattı geri verdi. Ve sonra da insanlığa büyük bir ders vermiş olmanın huşusu içinde koltuğuna geçti. Herkeste bir beğeni, bir takdir, bravo amca eline sağlık, haddini bildirdin kendinibilmeze. :)
Bu arada, bu yeni yeşil otobüslerin en arkasındaki koltukları kaç kişilik ya? 2 tane koltuk var, biri büyük biri küçük, 2 kişi oturuyorsun, ortada boşluk kalıyor, sürekli tedirgin kalıyorsun "ulan biri gelip oturmak ister mi?" "isterse bu sıcakta sıkışık sıkışık nereye oturacak?" diye. Kazara 3 kişi oturduysan da ortadaki şahsiyetin yarısı kucağında oturuyor zaten. Şahıslara göre memnun olunabilecek bu durum ama bazen çekilmez olabiliyor. (Yok yok söylemedim bu son cümleyi ben, kayıtlardan çıkaralım :)) )
Yazı sonu şarkı önerisi, buraya kadar sıkılmadan bıkmadan okuyan sizlere çok eğlenceli bir şarkı; "Indochine - Alice Et June" Okumayanlar dinleyemeyecek. Hiç okuyanla okumayan bir olur mu dimi ama?
Bunu öncelikle inşaatlarda exkavatörler çalışırken saygı duruşuna geçip çalışmayı soluksuz izleyen tören alayına bakarak anlayabilirsiniz.
Ama bugün bundan bahsetmeyeceğim sizlere, bugünün teknolojik saygınlığı, halk içinde "yeşil otobüs" diye tabir edilen, şu ultra lüks belediye otobüsleri. Ben genelde 129T'yi kullanıyorum Kozyatağı'ndan hop Beşiktaş kolay oluyor. Ama güncel Türkçe tabirimizle :p "geek" insan sınıfına girdiğim için, (Araştırı yaptım: Geekler, normal bir sosyal hayata sahip, ancak okudukları bölümler ve ilgi alanları nedeniyle normal muhabbetler yapamayan, genelde en az bir kez bilgisayar göçertmiş, veya toplamış, bir araya geldiklerinde Counter yapmaktan haz alan, okumuş adam topluluğu imiş. Türkçesi yokmuş ama bunun ne acı. Biz koyalım buna Türkçe isim, mesela Mühendis olsun. Ben niye taktım ki buna bu kadar ya, neyse. Geek yerine Geyik de diyebiliriz bence farketmez.)
Neyse, işte öyle bi insan olduğum için telefonumu kapatmam bu otobüslerde, titreşime alırım, ararlarsa da açmam.(Yaparken akıllıca geliyor da, yazınca saçma geldi şimdi) Şimdi baktım şöyle etrafa ikaz falan yok "cep telefonunuzu kapatın" falan diye, hatta önce inanamadım, o yüzden bütün ikazları okudum tek tek, tabi sağa sola dönerken sürekli, yanımdaki abi biraz kıl oldu sanırım neyse. Ama işte bu teknoloji saygısı bize de işlemiş, yaw telefonum çalıyor, açıp konuşamıyorum. Çünkü biliyorum kesinlikle açar açmaz arkalardan bir sıkıntılı amca, yada işgüzar teyze atlayacak, "Yasak yasak, kapat telefonu, bir de genç olacak..." Onlardan güç alan uydurmasyon delikanlılar da atlarlar "Kapatsana kardeşim, milletin can güvenliğiyle niye oynuyorsun"diye. Zaten kilit kelime bu, "can güvenliği". İstediğin kadar anlat sen, "ikaz yok" de, "bişey olmaz" de. "Bişey olsa hesabını sen mi verecen?" diye saçma ötesi bir serzeniş peydahlanır zaten ondan sonra. Otobüsün tüm arka ahalisi sana düşman olur, hatta inene kadar dik dik bakarlar, yolculuk mu yapıyorsun, dayak mı yiyorsun belli olmaz. Bunu bildiğim için de açmam ben telefonu çalsın dursun. İnince ararım, iki saat laf anlatamam kimseye.
Ama tabi olayın bu boyutta bir vahameti olduğunu bilmeyen Taksim yolcusu siyahi vatandaş X, benim kadar tedbirli olmayıp, pat diye açtı telefonunu, car car konuşmaya başladı. Bak ya, infaza davetiye. Tabi arkalardan sıkıntılı amcam atladı hemen, "Yasak yasak..." dedi el kol işaretleri yaparak. Sonra baktı siyahi abimiz anlamıyor, "Close close, yasak hemşerim yasak" dedi sinirli sinirli, ki yıkıldığım, yarıldığım ama belli etmediğim andı o an. Tabi X abimiz anlamamakta diretiyordu, ben amcam şimdi kalkıp sağ sol girişecek bu abiye derken, amcam kalktı gitti X şahsiyetin telefonu aldı, kapattı geri verdi. Ve sonra da insanlığa büyük bir ders vermiş olmanın huşusu içinde koltuğuna geçti. Herkeste bir beğeni, bir takdir, bravo amca eline sağlık, haddini bildirdin kendinibilmeze. :)
Bu arada, bu yeni yeşil otobüslerin en arkasındaki koltukları kaç kişilik ya? 2 tane koltuk var, biri büyük biri küçük, 2 kişi oturuyorsun, ortada boşluk kalıyor, sürekli tedirgin kalıyorsun "ulan biri gelip oturmak ister mi?" "isterse bu sıcakta sıkışık sıkışık nereye oturacak?" diye. Kazara 3 kişi oturduysan da ortadaki şahsiyetin yarısı kucağında oturuyor zaten. Şahıslara göre memnun olunabilecek bu durum ama bazen çekilmez olabiliyor. (Yok yok söylemedim bu son cümleyi ben, kayıtlardan çıkaralım :)) )
Yazı sonu şarkı önerisi, buraya kadar sıkılmadan bıkmadan okuyan sizlere çok eğlenceli bir şarkı; "Indochine - Alice Et June" Okumayanlar dinleyemeyecek. Hiç okuyanla okumayan bir olur mu dimi ama?

5 yorum:
ben seyi merak ettim, bu X abimiz bu insanlik dersdi veren amcamiza nasil bir tepki verdi?
Önce o şaşkın siyahi ifadeyi takındı suratına, tabi Türkçesi bozuk olduğu için, "yao nolüyo yaü" gibisinden birşeyler demeye çalıştı (bak böyle yazınca nickimden iğrendim bi anda, değiştirebilirim) sonra etrafındaki saygıdeğer delikanlı abilerimiz, "heyt ulen bişey bi diyorsun bakiyim" gibisinden bakınca, pustu. Komikti, herkese böyle bir deneyim tavsiye ederim. :)
Aaaa, bu arada yorum yazınca kendime, yorum yazdığımı söyleyen bir mail geldi, baktım evet gerçekten yazmışım, ancak nickimdeki simgeler gözükmüo karmakarışık bişey çıktı,"kim bu ya dedim, çinli midir nedir yorum yazmış" kendi yazdığımı unuttum. Ay ne komik. güldüm kendime.nickimi deiştirecem.
hahahah, zavalli adam yaw. benim de basima boyle acaip bir otobus macerasi geldi bir seferinde. cidden bak bende yazim bi gun onu, baya ilginc birseydi cidden..
otobuse binmeden ozellikle seciyolar bu adamlari sanki
Yaz, okuyalım bizde :) Artık nickimi değiştirdim, Siyahi otobüs mağdurunun haykırışlarından sonra daha fazla bu nicki kullanamazdım :)
Yorum Gönder