-Pardon?
-Efendim?
-Yok size demedim.
-Kime dediniz?
-Arkanızdakine.
-O kim?
-Bilmem, ben sadece pardon dedim, kim olduğunu sormadım, kim olduğunu merak ediyorsanız siz sorun.
-Yok etmiyorum.
-O zaman bana neden sordunuz?
-Bilmiyorum, sanırım ediyorum.
-Çabuk fikir değiştiren bir insansınız farkettiniz mi?
-Ettik.
-Kimle ettiniz?
-Ben kendim ettim.
-Ben kendim de ottum.
-Öyle mi, nerdeydiniz?
-Yeşil vadide.
-Aa bilirim orayı, yanından coşkun bir nehir akar.
-Yok akmıyor artık, sildiler onu, manzarayı bozuyormuş.
-Yaa yazık olmuş, üzüldüm.
-Nehri silmelerine mi üzüldünüz, manzarayı bozmasına mı?
-Bilmem, sanırım ben çarpık yapılaşmaya üzülüyorum.
-Ama çok alakasız.
-Evet zaten alakalı olsun diye üzülmedim.
-Alakasız mı üzülürsünüz hep?
-Şarkı dinlerken oldu birden ya.
-Bakıyorum da çok samimileştiniz, "ya" falan noluyoruz?
-Yok size demedim.
-Kime dediniz?
-Arkanızdakine.
-O kim?
-Bilmem, aa gitmiş, demin arkanızda biri vardı.
-Arkamızdakileri tanıyamayacağız hiç sanırım.
-Ben sizi de tanımıyorum ki zaten, siz kimsiniz?
-Ben yanınızdakiyim.
-Ama yanımda kimse yoktu benim.
-Yeni, geldim ben.
-Hoşgeldiniz.
-Hoşbulduk.
-İyi ki geldiniz.
-Sizde bana çok iyi geldiniz.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder