Perşembe, Ağustos 10, 2006

Depresif Depreşiş

Evet günlük, gece günlüğü, naber? Gene ben.

Uzay günlüğü, giriş bilmemkaçmilyonbilmemkaçbinbilmemkaç; Tanımlayamadığımız bir cisim mi bize doğru yaklaşıyor, yoksa biz mi ona doğru çekiliyoruz anlayamıyoruz. Tamam.

Kaç ay sonra evimizin demirbaşı bukalemunu gördüm bugün ya. Bayağıdır görmüyordum (Çok iyi kamufle oluyor sanırım, ehihi)

Bizim evimizde bir tane bukalemun var, gerçi nerden nasıl geldi bilemiyoruz ama, balkonlarda, evin dış duvarlarında falan takılıyor kendi halinde, 5 cm falan boyunda minik bişey. Ulan bir çıtırdı geldi bunu yazarken arkadan, tırstım şimdi bak. Zaten anlayamadığım şeyler oluyo öyle arasıra, cep telefonu bilgisayara dıtdırıt dıtdırıt falan yaptırıyor, arkadan çıt çıtır sesler geliyor falan, huoop noluyoruz...

Neyse, özlemişiz keratayı, bizi görünce kaçtı tabi hemen... Ama aynı bukalemun mu değil mi bilemiyorum ya, sürekli farklı geliyor bana. Belki de üçüzlerdir, ama ikiz taklidi yapıyor olabilirler, tabi o zaman dönüşümlü olarak tatil yapabilir. Mesela ben üçüz olsam, yani iki tane daha benden olsa (hiç çekilmez ya neyse) işe falan tek tek giderim. Bir gün ben giderim, öteki gün öteki gider, beriki gün de beriki gider. Ben işe gittiğim zaman, öteki ile beriki giderler tömbeki falan içerler mesela, öteki işe gittiği zaman, benle beriki gideriz bilardo oynarız, beriki işe gittiği zaman da, benle öteki playstation oynarız evde.

Fena fikir değil, kendimi klonlasam ne kadar zamanda ikinci bir ben olur? O da 25 yıl uğraşır mı ben olmak için?

Gecenin şarkısı: "White Lion - When The Children Cry"
Hüngürt :'(

Hiç yorum yok: