Cuma, Temmuz 21, 2006

Dışın Dışın, Düşün Düşün...

Evet ahali, günün şarkısı "In Flames - Dark Signs" ve "Disturbed - I'm Alive"

- Tabanca şakağımda uzun zaman kaldım. Parmağım tetikteydi. Biraz bastırıyordum, ama yeterince değil.
"Biraz daha fazla bastıracağım ve tabanca patlayacak" diyordum içimden.
Madenin soğukluğunu duyuyordum.
"Bir an sonra hiç bir şey duymayacağım artık, ama önce müthiş bir gürültü duyacağım" diyordum. Düşünsenize, kulağımın o kadar yakınında!
Herşeyden önce bu tuttu beni; Gürültü korkusu... Saçma bir şey, öyle ya, insan öldükten sonra... Evet! Ama ben ölümü bir uyku gibi düşünürüm. Patlama ise uyutmaz, uyandırır. Evet bundan korkuyordum şüphesiz.

Uyuyacağım derken, birden bire uyanmaktan korkuyordum.
(Andre Gide - Kalpazanlar - Sf:189)

Yıldız'a giderken otobüste okudum bu satırları, pek güzel yazmış adam, paylaşayım istedim.
(Not: İntahar etmek hoş bir şey değildir, etmeyin.)

Hayatla biraz dalga geçmek lazım ya, çok fazla düşündüğümü düşünüyorum.

Düşün düşün!...
Herkes düşsün!...
Ben de düşeyim!...
Sen de düş!...

Hiç yorum yok: