
Yahu sabahtan beri dışarılardayım, ancak eve gelebildim.(Yazarken saat 20 falandı, sonra elektrikler gitti, şimdi geldi :) ) Okula gittim gene bugün, hocayı gene bulamadım. Adam benden ümidi kesti sanırım en sonunda. Neyse, karnım pek aç, evde kimse yok, ekmek arasına krem peynir sürerekten hazırladığım enfes yemeğimi yerken bir yandan da çilekli maden suyu içiyorum, böğg, güzel değilmiş bu ya.
Nerden aklıma geldi şimdi bilmiyorum ama, sanırım yemek yediğim için ve diğer bloglarda kebapçıdan lahmacun söylemekle ilgili bir yazı okuduğum için olabilir, tee bundan 10 gün falan önceki bir hatıram geldi gözümün önüne, nerdeeen nereye, hey gidi dünya, insanoğlu kuş misali, neyse, bidenecik kardeşim Bahadır'la Antalya'da Urfa Sofrasında lahmacunlarımızı beklerken bir yandan da etrafımızdaki şık giyimli insanlara bakıp bakıp,
"Acaba çok mu na-mütenasip bir vaziyette tezahür ettik be kardeşim?"
"Yok be kardeşim"
"Zaten kim takar dimi kardeşim?"
"Evet kardeşim"
"Lahmacunlar geldi yumul"...
gibisinden diyaloğumuzu sürdürürken (şort ve terlikle orda öyle kalınca, kravatlı adamların, abiyeli bayanların yanında, insan ister istemez böyle bi ambale oluyo önce) önümüzdeki masaya 2 bağyan 2 de bağy dan oluşan 4 kişi geldi oturdu, pek şık giyinmişlerdi. Kontrasta bak, mayo thsirt terlik, yan masada hey yavrum enderun meclisi üyeleri. Neyse efendim, ister istemez dikkatimiz lahmacunun maydanozundan yan masadaki 4 kişiye kaydı. Ulan insan bir sandalye tutar bağyan var karşında, lap diye oturdu iki dingilist, zavallı kızcağızlar da bir baktılar şöyle birbirlerine oturdular masaya. Bu, az önce dingilist modundaki arkadaşlar, birbirleriyle muhabbete başladılar sonra, yok ekonomi böyleymiş, yok borsa şöyleymiş diyerek denyolog moduna upgrade oldular. Yemekleri geldi, biz kendi yemeklerimizi bıraktık, yanımızdaki insanlık dramını izlemeye başladık. Hiç yaw, ruh gibi yemek yiyolar, olum bir bak kızın yüzüne, ben buradan anladım kızın yemeği beğenmediğini, yok, öküzümtrak hareketlere devam ettiler bunlar. Önümdeki limonu turbu tak tuk atacam adamın kafasına. Hayır yani kızlar da öyle yüzüne bakılmayacak kızlar olsa diyecem zorla getirdiler buraya adamları, ama değil. Neyse efendim, bizim lahmacunlar bitti çaylar geldi, bunlar hala ekonomi borsa bilmem ne, hatunlar sıkıldı tabi, lavaboya falan gidecekler, ya bi kalk yer ver, ulan hadi lavaboya götürme onu da istemiyoruz, kalk, ayağa kalk bi, yok anam, hiç bişey yokmuş gibi bunlar tıkınıyorlar hala, töbeee, dalacam şimdi, ama adam benden iri :p Bi de terlik falan var ya ayağımda ondan yani, tam denge yok :) Kızlar gitti geldi, "e dedim şimdi kalkarlar herhalde." Tahmin?... evet bildiniz, höh yaw. Biz artık dayanamadık, zaten acar garson da başımıza ekşiyip duruyordu "abi şunu alır mısınız", "abi bunu alır mısınız", "abi içli köfte getireyim...", "Ulen demin yemek yemişiz boğazımıza kadar manyaım benim, nereme yiyeyim ben içli köfteyi şimdi."
Neyse kalktık gittik, bitti.
Sözün özü; "Dikkat, eğitilmiş öküz var..."

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder