Pazartesi, Temmuz 31, 2006
Cumartesi, Temmuz 29, 2006
Waytsineyk (Whitesnake)
C Abi, kuzenler E ile B, bir de ben konsere gidiyorduk en son, orada kalmıştık. Bu arada bizde genel bir embesillik var ya, ben onu anladım, yıllar önce Tatilya gezisinde de farketmiştim ama üzerinde durmamıştım pek. Bu sefer ciddi farkettim Beşiktaş'ta minibüs kuyruğuna geldik, "Parkorman, Hacıosman" falan bağırıyor adam. Sıraya girdik, önümüzdeki iki hoppidi hatun bize dönüp "Ay bu sıra parkorman sırası mı? diye sordu. Allalaaa, normalde sıraya son gelen sorar bu soruyu ama neyse bakalım, "Hıı evet" dedik. "Ay sizde mi parkormana gidiyorsunuz?" diye gevrek gevrek devam etti. "Evet" dedik. Sosyalleşme çabası tavana vurmuş hatun kişi "whitesnake konserine mi?" diye sordu. (Bu arada bizde yırtık kotlar, bizim B saçları salmış zaten omuzlarda, kara kara tshirtler, ya nereye gidebiliriz ki başka, yok pikniğe gidiyoruz, deliyiz çünkü biz, az biraz zeka ya...) neyse bunları düşündük tabi söylemedik Bu ilginç 2 hatun arkadaş bize şunu dedi sonra, "Ya minibüsler de çok dolu, beraber gidelim, 4'er 4'er taksiye bineriz" dedi. Ehehe, komik misiniz ya? Bizde "İyi de biz zaten 4 kişiyiz" diyerek olayın vahametini tüm çıplaklığıyla geyik mühendisi hatun arkadaşların önüne serdik. Hehe sonradan bilet kuyruğunda da karşılaştık, ama pek sallamadılar bizi :)
Bu arada, Parkorman yetkilileri alooo, ulan o kadar insan geliyor oraya, biraydı kolaydı suydu içirtiyorsunuz, dingil misiniz kardeşim bir tane mi tuvalet açılır. Millet metrelerce sıra bekledi wcye girmek için, bekledik yani. Walla orman orası, çok da bekleyemedi bazıları haberiniz olsun. :)
Şimdi, konser genel olarak güzeldi, Deyvid Kavırdeyl (David Coverdale)'in çığlıkları yüzünden sanırım yarı işitme kaybı oldu bende, bir de "oha" diyorum Doğg Oldriç (Doug Oldrich)'e, adam solo yaparken telleri falan koparttı, havalara falan attı gitarı, manyadı iyice, ağzına s.çtı gitarın. Davulcu Tomi Oldric (Tommy Oldridge) de manyadı, bagetleri falan attı, elleriyle çalmaya başladı. Afrika tamtamları gibi ehe ilginç oldu. Ama ses çok iyi değildi, organizatör kardeşim aloo bu lafım da sana. Aaa birde kulağımın dibinde "I was born under a bad sign" diye bağırıp şarkıya eşlik ettiğini zanneden cırtlak kız, "fool for your loving" şarkısı hiç bu kadar berbat söylenmemişti... :)
Uzun oldu bitiriyorum, hatta bitirdim...
Cuma, Temmuz 28, 2006
Konsert monsert
Salı, Temmuz 25, 2006
Pazartesi, Temmuz 24, 2006
Dikkat eğitilmiş öküz var...

Yahu sabahtan beri dışarılardayım, ancak eve gelebildim.(Yazarken saat 20 falandı, sonra elektrikler gitti, şimdi geldi :) ) Okula gittim gene bugün, hocayı gene bulamadım. Adam benden ümidi kesti sanırım en sonunda. Neyse, karnım pek aç, evde kimse yok, ekmek arasına krem peynir sürerekten hazırladığım enfes yemeğimi yerken bir yandan da çilekli maden suyu içiyorum, böğg, güzel değilmiş bu ya.
Nerden aklıma geldi şimdi bilmiyorum ama, sanırım yemek yediğim için ve diğer bloglarda kebapçıdan lahmacun söylemekle ilgili bir yazı okuduğum için olabilir, tee bundan 10 gün falan önceki bir hatıram geldi gözümün önüne, nerdeeen nereye, hey gidi dünya, insanoğlu kuş misali, neyse, bidenecik kardeşim Bahadır'la Antalya'da Urfa Sofrasında lahmacunlarımızı beklerken bir yandan da etrafımızdaki şık giyimli insanlara bakıp bakıp,
"Acaba çok mu na-mütenasip bir vaziyette tezahür ettik be kardeşim?"
"Yok be kardeşim"
"Zaten kim takar dimi kardeşim?"
"Evet kardeşim"
"Lahmacunlar geldi yumul"...
gibisinden diyaloğumuzu sürdürürken (şort ve terlikle orda öyle kalınca, kravatlı adamların, abiyeli bayanların yanında, insan ister istemez böyle bi ambale oluyo önce) önümüzdeki masaya 2 bağyan 2 de bağy dan oluşan 4 kişi geldi oturdu, pek şık giyinmişlerdi. Kontrasta bak, mayo thsirt terlik, yan masada hey yavrum enderun meclisi üyeleri. Neyse efendim, ister istemez dikkatimiz lahmacunun maydanozundan yan masadaki 4 kişiye kaydı. Ulan insan bir sandalye tutar bağyan var karşında, lap diye oturdu iki dingilist, zavallı kızcağızlar da bir baktılar şöyle birbirlerine oturdular masaya. Bu, az önce dingilist modundaki arkadaşlar, birbirleriyle muhabbete başladılar sonra, yok ekonomi böyleymiş, yok borsa şöyleymiş diyerek denyolog moduna upgrade oldular. Yemekleri geldi, biz kendi yemeklerimizi bıraktık, yanımızdaki insanlık dramını izlemeye başladık. Hiç yaw, ruh gibi yemek yiyolar, olum bir bak kızın yüzüne, ben buradan anladım kızın yemeği beğenmediğini, yok, öküzümtrak hareketlere devam ettiler bunlar. Önümdeki limonu turbu tak tuk atacam adamın kafasına. Hayır yani kızlar da öyle yüzüne bakılmayacak kızlar olsa diyecem zorla getirdiler buraya adamları, ama değil. Neyse efendim, bizim lahmacunlar bitti çaylar geldi, bunlar hala ekonomi borsa bilmem ne, hatunlar sıkıldı tabi, lavaboya falan gidecekler, ya bi kalk yer ver, ulan hadi lavaboya götürme onu da istemiyoruz, kalk, ayağa kalk bi, yok anam, hiç bişey yokmuş gibi bunlar tıkınıyorlar hala, töbeee, dalacam şimdi, ama adam benden iri :p Bi de terlik falan var ya ayağımda ondan yani, tam denge yok :) Kızlar gitti geldi, "e dedim şimdi kalkarlar herhalde." Tahmin?... evet bildiniz, höh yaw. Biz artık dayanamadık, zaten acar garson da başımıza ekşiyip duruyordu "abi şunu alır mısınız", "abi bunu alır mısınız", "abi içli köfte getireyim...", "Ulen demin yemek yemişiz boğazımıza kadar manyaım benim, nereme yiyeyim ben içli köfteyi şimdi."
Neyse kalktık gittik, bitti.
Sözün özü; "Dikkat, eğitilmiş öküz var..."
Cumartesi, Temmuz 22, 2006
Geyik msn diyaloğu (including extra bonus dialog)
№Ĺцуо Yª: abi iyidir, yazı yazıyorum
humanum: yaz yaz
№Ĺцуо Yª: bak sana da gönderiim ufkun genişlesin
humanum: bende maltepeye gelecektim ama kimse yoktur diye gelmedim
№Ĺцуо Yª: kimse yok yarın gel
humanum: insan gel abi otururuz der hiç istemese bile be
№Ĺцуо Yª: ama kimse yok kimle oturacaksın
humanum: sende yok musun yani
№Ĺцуо Yª: bende yokum
humanum: nerdesin sen
№Ĺцуо Yª: bizim hatunun evindeyim, diyalog yazıyoruz
humanum: kim o
№Ĺцуо Yª: ya olum nerde olucam evdeyim, resimden çaksana durumu
humanum: ben caktımda ne yazıyosun onu anlamaya calışıyom
№Ĺцуо Yª: vereyim oku, zihnin bulansın, diyalog yazıyorum
"Buyur ufaklık, neden çaldın kapımın zilini?"
"Pardon abi, ablam bir fincan çay istedi."
"Hımm, demek ablan bir fincan Çayist Edi. Sen nesin peki, bir fincan Çayist Büdü müsün?"
"Çay istedi."
"Sende mi Çayist Edi'sin? Ama karışırsınız o zaman, senin adını değiştirelim biz."
"Abi ne saçmalıyosun sen?"
"Ama saç malanmaz ki, taranır."
"Ya vermeyeceksen vermeyeceğim de, ben de gideyim, maç yapıcam"
"Ya veririz de ablan kendi gelsin alsın, senin alıp gitmeyeceğini nerden bileyim ben"
"Abi napıyim ben çayı, maça gidicem diyorum"
"Bazıları ılık çayla göz banyosu yapıyor, göz banyosu yapabilirsin mesela"
"Ablaa!!! yokmuş çay, ben maça gidiyom."
Ufaklık kızgın arkasını döner, pata küte merdivenlerden iner, genç de kapıyı kapatırken, gevrek gevrek gülmektedir. Ehi ehi zuhaha muhaha
humanum: basit
№Ĺцуо Yª: sensin basit, bir “kalp kalp” dedik iki saat açıkladık sana ondan sonra
humanum: kalp neydi sahi
№Ĺцуо Yª: şimdi benim msn düzeldi ya H.’cım, bak sana bikaç ses klibi gönderiim
humanum: engellerim direkt
№Ĺцуо Yª: şaka lan şaka
Kimliğimi Kahrettim. Hükümsüzdür...
"Disturbed - Deify" (Bu şarkının son 1dk 35 saniyesini dinleyin... ama neyse ya, size ağır gelir şimdi sonra başıma ekşimeyin, yok sen dedin de dinledik falan diye.)
Benden size öneri; "Don't deify someone."
Nev-i Şahsına Münhasır Makarna
Burguyu bilmiyorsun,
O makarnayı da düşün.
İçlenmez mi derinden.
Azıcık ince ruhlu ol,
Pişemez bile kederinden...
Anaa biz şair olmuşak... :p
Asıl ben yemişim Skopos'u :)
Nerde bu kilisenin piskoposu.
Şu hayatımın libidosu,
Giderekten yükselir...
13+
Bana bir mp3 player şart oldu, yollarda şarkı söyleye söyleye giderken millet bana bakıo "napıo bu oğlan, nie yollada böürüyo" diye. Ama napim başka tür şarkı bilmiyorum ki :) Şarkı da önereyim size o zaman şimdi Muallak Mualla kalmasın "Disturbed - Intoxication" Bir de kahretsin "Disturbed - The Game"
Bu arada kendime geldim dedim ya, acayip ağır bi yazı yazacağım şimdi hazır olun. Hatta kendinizle ilgili çapraşık düşünceleriniz varsa baştan söyliyeyim okumayın. Kişisel gelişiminiz oluşma aşamasındaysa bu yazı kişiliğinizde onarılması zor delikler bırakabilir, uyarmadı demeyin...
Soru: Vazgeçemeyeceğiniz 3 şey nedir? (Cevap verin) (Veeer! Cevap ver, atlama burayı.) (Yaz bir yere, şu şu şu diye.)Yazdıysanız okumaya devam edin. :)
Şimdi bununla ilgili açıklamayı birazdan yapacağım...
İnsanların gariplikleri sizi sıkıyor değil mi? Bir öyle bir böyleler. Ne dediklerini bir türlü anlamıyorsunuz. "Niye kandırıyorlar bizi?" diyorsunuz değil mi, çok safsınız çünkü siz, temizsiniz, kimseyi kandırmadınız şimdiye kadar, hangi kırdığınız kalbin diyetini ödüyorsunuz (ya bu lafı ben çok sevdim, nebulousness'den aldım bunu.) diye düşünüyorsunuz değil mi?(Önemli açıklama: Yazının Evrim'le asla bir alakası yoktur, lütfen üzerine alınmasın, lafı çok beğendiğim için yazdım)
Şimdi bakın bakalım, yazdığınız 3 şey arasında "Doğruluk" var mı?
Olmadığını varsayıyorum, aslında olsada olmasa da çok önemli değil, gördüğünüz gibi "yalan" bizim refleksimiz. Yalan söylüyoruz, yalancıyız biz. Yani insanların en temel ihtiyacı aslında yalan.
"Yalan, insanda kişilik erozyonuna yol açar"
Cuma, Temmuz 21, 2006
Dışın Dışın, Düşün Düşün...
- Tabanca şakağımda uzun zaman kaldım. Parmağım tetikteydi. Biraz bastırıyordum, ama yeterince değil.
"Biraz daha fazla bastıracağım ve tabanca patlayacak" diyordum içimden.
Madenin soğukluğunu duyuyordum.
"Bir an sonra hiç bir şey duymayacağım artık, ama önce müthiş bir gürültü duyacağım" diyordum. Düşünsenize, kulağımın o kadar yakınında!
Herşeyden önce bu tuttu beni; Gürültü korkusu... Saçma bir şey, öyle ya, insan öldükten sonra... Evet! Ama ben ölümü bir uyku gibi düşünürüm. Patlama ise uyutmaz, uyandırır. Evet bundan korkuyordum şüphesiz.
Uyuyacağım derken, birden bire uyanmaktan korkuyordum.
Yıldız'a giderken otobüste okudum bu satırları, pek güzel yazmış adam, paylaşayım istedim.
(Not: İntahar etmek hoş bir şey değildir, etmeyin.)
Hayatla biraz dalga geçmek lazım ya, çok fazla düşündüğümü düşünüyorum.
Düşün düşün!...
Herkes düşsün!...
Ben de düşeyim!...
Sen de düş!...
Alfabetik Gün Değerlendirmesi
a. futbol okuluna başladı.
B. yı kızdırdım bugün biraz.
b. Trabzonda resim çektirmiş onları gösterdi.
b. işe giremedi. Bir de mail adresini unutmuş bana sordu, yeni adres aldık.
b. benden kontür istedi.
C. telefon açtı bugün. Bilgisayarı sorun çıkarmış.
c. okula gitti. Hocayı bulamadı geri döndü.(Hafif bi embesillik var bende bu aralar ama du bakalım)
Ç. (Ç'den bir tek bayan Ç var, onu da bilmiyorum napıyor.)
D. den haber yok.
E. en son madendeydi.
F. evli. Ondan da haber yok.
f. ne zamandır yazmıyor buraya okuyamadım.
G.'nin kocası ABD'de.
H. çok yoruluyor (Annem olur kendisi)(Kendime not: öküzlüğü bırak annene yardım et)
h. kardeşim gece vardiyasında olduğu için pazarı bekliyoruz.
I. (I'dan kimse yok)
İ. sürekli msn'de ama hiç konuşmadık.
J. (J.den kimse yok)
K. çalışıyor, keyfi yerinde
L. (L'den kimse yok)
M. 'nin tatili bitti, işe başladı.
m. nihayet okulu bitirdi mimar oldu.
N. (N'den kimse yok)
O. bankada sanırım. Marmaris'teyken bir konuşmuştuk, o zaman da bankadaydı.
Ö. (Ö'den kimse yok)
P. (P'den kimse yok)
R. (R'den kimse yok)
S. (S'den kimse yok)
Ş. bugün aradı,cv gönder dedi.
T. ile bu akşam görüştük, yoruluyor kardeşim yaw.
T. kardeşim gece vardiyasında olduğu için pazarı bekliyoruz.
T. kardeşim yapı denetlemeye devam ediyor.
U. (U'dan kimse yok)
Ü. sağlığı yerinde şükür. (Babam'dır şşşh)
V. ile bu akşam görüştük, kardeşimin sorular var kafasında.
Y. (Y'den kimse yok)
Z. (Z'den kimse yok)
Perşembe, Temmuz 20, 2006
Doğum Günü Tebriği Şeysi...
Tabi bu hengamede doğum gününü unutmuş olabilir. :)
Çarşamba, Temmuz 19, 2006
Fraktal Sorgu
Sonsuza giden hayat döngümüz dönüp dolaşıp yine aynı yere mi geliyor?
Nasıl bir şekilde sürekli kendini tekrarlıyor?
Şeklimiz yok mu bizim?
Kesip kesip büyütsek kendimizi ortaya çıkan şekil yine aynı mı oluyor?
Kaotik görünüşümüzün altında yoksa çok muntazam bir düzen mi var?
Peki bu muntazam düzende muntazaman yada zaman zaman değişiklikler hiç mi olmuyor?
Oluyorsa nasıl oluyor da bizden habersiz oluyor bu değişimler?
Yoksa aslında değişimin olacağı da zaten o muntazam düzenin içinde saklanmış da vaktini mi bekliyor?
Ama bir de şu var, ne kadar değişsen de değiştiğin belli olmuyor...
Bitti sanıyorum ama bitmiyor sanırım...
Edebi msn manyaması (çift sarılı)
№Ĺцуо Yª: dinliomusun
№Ĺцуо Yª: ben yazdım
humanum: ewet
№Ĺцуо Yª:
“Yapmayın... Kalp kalplerinizi aç kelpler gibi üzerimize salmayın...”
humanum: kalp kalplerimiz ne demek
№Ĺцуо Yª: kalp ne demek?
humanum: ne bu şimdi vurgumu yaptın yani pekiştirmemi var
№Ĺцуо Yª: a yı kalın okursan kalp sahte anlamında olur
№Ĺцуо Yª: "sahte"
№Ĺцуо Yª: kalıp der gibi kalp dersen
№Ĺцуо Yª: sahte demek olur o
humanum: öylemi
№Ĺцуо Yª: http://www.tdk.org.tr/TDKSOZLUK/SOZBUL.ASP?kelime=kalp
№Ĺцуо Yª: aşaada
№Ĺцуо Yª: sıfat
№Ĺцуо Yª: kelp de köpek demek onu da sölim bari, ulan bi laf söledik her kelimesini açıklattırıon
humanum: biliyom onu
№Ĺцуо Yª: ilginç bi cümle oldu hoşuma gitti, bugün türettim
humanum: bugun Allah için ne yaptın lafı karsısında soylersin
№Ĺцуо Yª: bunları yazmıom bloguma olum saçmalama şimdi
humanum: yaaa noldu konuşmalarımız kayıt altında değilmi
№Ĺцуо Yª: yok bunları yazmıycam
humanum: ben alışığım kayıt altında knuşmaya
№Ĺцуо Yª: hehe
humanum: sen kendine bak
№Ĺцуо Yª: neyime bakim
humanum: yani kayıt altında konuştunmu hiç
№Ĺцуо Yª: konuşmalarımız sürekli kayıt altında h’cım, ayrıca hareketlerimiz davranışlarımız yaşayışımız
№Ĺцуо Yª: think difference olayı yani, large angle
№Ĺцуо Yª: burada olmazsa dier tarafta çıkar yanlışmız
humanum: koçum yerli tasavvufu yabancı dille anlatma bana
№Ĺцуо Yª: ne anlatcam sen zaten biliosun bunları
humanum: "killing for love" or "dying for love" which one is more testifying type for love?
№Ĺцуо Yª: aşk için ölünmez yada öldürülmez
№Ĺцуо Yª: noone mi demeliyim
humanum: geç bunları cevap ver
№Ĺцуо Yª: hiçbiri
№Ĺцуо Yª: testifayin ne anlamda alıcaz
№Ĺцуо Yª: pişt
humanum: ispatlayıcı diyelim
№Ĺцуо Yª: aşkı ispatlaman için bunlardan birisi isteniyorsa ortada aşk yoktur h’cım şımarıklık vardır
№Ĺцуо Yª: saf aşk ta yokmuş bu arada onu da öğrendim
№Ĺцуо Yª: aşk sadece karşılıklı boşluk doldurmaymış ve geçiciymiş
№Ĺцуо Yª: kimse kimseyi karşılıksız sevmezmiş
№Ĺцуо Yª: bir taraf diğer tarafı emer tüketir ve gidermiş
№Ĺцуо Yª: karşılıklı aptallık da derdim de demeyeyim
humanum: bi dakka okuyayım hepsini
№Ĺцуо Yª: http://img162.imageshack.us/.../jpg resmim nasıl
humanum: çok inceltmişin
№Ĺцуо Yª: silik çıkmışım :p
№Ĺцуо Yª: kafamda yazacak o kadar şey var ki sıralayamıyorum ya
humanum: sen tezi vedinmi
№Ĺцуо Yª: yazdım da vermedim
№Ĺцуо Yª: bu hafta işallah
humanum: gecen hafta juriler falan vardı
humanum: belki önceki haftada
№Ĺцуо Yª: onlar başka, doktoraya devam edecekler için
№Ĺцуо Yª: etmiyim izninle ben
№Ĺцуо Yª: yeter
humanum: et abi et
humanum: neyin eksik afedersin
№Ĺцуо Yª: fazlam bile var
№Ĺцуо Yª: bide ben bunları yazıorum bloguma kandırdım seni
№Ĺцуо Yª: yalnız senin “r” ler çıkmıo ya bazen onları düzeltmeye uğraşıorum sürekli
humanum: :)
Salı, Temmuz 18, 2006
Sahtecilikten 3 yıl yattım...
Kalp kalplerinizi aç kelpler gibi üzerimize salıp,
sonra da korkumuzla eğleniyor musunuz?
Hehe, kalpazancılık mı oynuyorsunuz? Şeker şeyler sizi...
Ama ben daha kalpazanım...
Sahtecilikten 3 yıl yattım.
Evrakta tahrifat yapmıştık Kıvrak Rıfat'la,
o sonra kaleci oldu.
Dansöz olacaktı babası istemedi.
Alakasız mozarella
Gece saçmalaması 2... (devam filmi)
humanum: abi harbiden nooldu ya bi şikayet ettik netten düştük
№Ĺцуо Yª: :)
humanum: şekil tarz olmuşun
№Ĺцуо Yª: olmadım öyle bişey
humanum: oldun oldun
№Ĺцуо Yª: olmadım
№Ĺцуо Yª: geçen marmariste bi çocuun üstünde bi tişört gördüm
humanum: mamarise gitsen rusların … korsun
№Ĺцуо Yª: şey yazıodu
humanum: ney
№Ĺцуо Yª: "i'm not anti-social, society in anti-me"
№Ĺцуо Yª: "i'm not anti-social, society is anti-me" in değil
humanum: i got it
errata est humanum: copy paste c…
№Ĺцуо Yª: lan aynı şeyi yazmaya neden uğraşayım ki, enerjinin korunumu kanunu,
humanum: :)
humanum: haklısın be abicim
№Ĺцуо Yª: kahretsin ki haklı olmam hiç bi işime yaramıyor be h…’cım
humanum: yok canım tartışmıyoruz gerilmiyosun huzur falan bu açıdan bak olaya
№Ĺцуо Yª: ya tartışmak için demedim
№Ĺцуо Yª: yaptım lan kendime kaçıklık diploması
humanum: gondert bakam
№Ĺцуо Yª gönderiyor:
№Ĺцуо Yª: al bakiym
№Ĺцуо Yª: alsana ulan
humanum: gondertsene
humanum: gondemiyon
№Ĺцуо Yª: olum benim msn iice yan bastı sanırım
№Ĺцуо Yª: biraz bekle bakalım belki gelir
humanum: bekiliyom
№Ĺцуо Yª: disturbed'i dinlemedin dimi hiç
humanum: dinledim abi
№Ĺцуо Yª: hangisini?
humanum: stricken
№Ĺцуо Yª: kopya çekme leyn,
№Ĺцуо Yª: ayrıca ben şimdi guarded i dinliyorum benim msn takılmış orda
humanum: olabilir ben stricken ı dinledim begenmedim
№Ĺцуо Yª: lan deve stupify i dinle dedim ben sana stricken mi dedim
№Ĺцуо Yª: beenirsin olum ben biliorum senin beğenilerini
humanum: yok abi begenmiyorum ısrarla winrarla
№Ĺцуо Yª: wayt cinaslı gayfe
humanum: oyle naapan
№Ĺцуо Yª: dinlemezsen dinleme, ama bence müzik evrenseldir
№Ĺцуо Yª: yani bence seni de kapsar
№Ĺцуо Yª:Why, do you like playing around with My narrow scope of reality, h…’cım, bana bunun cevabını verebilirmisin?
humanum: 1 sn verecem
№Ĺцуо Yª: ama bu normal bir soru değil ki? nasıl cevap vereceksin çok merak ediyorum
humanum: bilmem vakit kazanıyorum
№Ĺцуо Yª: salla bende çok beğendiğim için yazdım
№Ĺцуо Yª: ah be ne olurdu benim müzik zevkime az da olsa yakın şeyler dinleyen arkadaşlarım olsaydı
№Ĺцуо Yª: cinaslı öyle olmuodu yaw demin yanlış dedim
humanum: yaw abi cebe mp3 atıyom
№Ĺцуо Yª: oh, alamadık anasını satim bi tane mp3 lü kameralı cep telefonu
humanum: burda bi haf kalmış yazıyo mu gözüküyodu
№Ĺцуо Yª: ne?
humanum: alırsın abi iş değilki onu gödüm
№Ĺцуо Yª: ne diosun h… hiç bişe anlamıom
humanum: bende yazamıyom boşver
№Ĺцуо Yª: merak ettim ne dion
humanum: az önce benim yazma kısmında bir harf vardıda acaba sende "humanum yazıyor " diye mi gozukuyodu dedim
humanum: sonra da
humanum: alırsın abi iş değil onu gördüm dedim
№Ĺцуо Yª: olum sen harbiden rahatsızsın,
№Ĺцуо Yª: :)
humanum: ewet insan ırkına zararım ben
№Ĺцуо Yª: nasıl olurda disturbed dinlemezsin yaw
humanum: aaaaaaaaaaaaaahhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhhh
humanum: cep telefonunda mp3 güzel oluyo
humanum: yani ben bu performansı beklemiyodum
№Ĺцуо Yª: kaç tane alıo
№Ĺцуо Yª: güzel ben bahadırda dinledim antalyada
humanum: 64 mb a 12 tane aldı
№Ĺцуо Yª: hangi şarkılar
humanum: yerli falan
№Ĺцуо Yª: ogo ogo bungo
№Ĺцуо Yª: nası yerli?
humanum: aslı- olum kapımı calmasa
№Ĺцуо Yª: h… müzik zevkini ..yim senin
humanum: fuat ergin çılekeş batı berlin çılekeş
№Ĺцуо Yª: ha bak bu biraz oldu
№Ĺцуо Yª: olum bişe sorcam
humanum: gözaltı abi bitiyorum tabiri caizse bu şarkıya sor
№Ĺцуо Yª: biliorum o şarkı hoş,
№Ĺцуо Yª: ya biz sokak çocuumuyuz
humanum: niye
№Ĺцуо Yª: sokak kültürümüz var dimi bizim
humanum: var ama bizde olay bieyselleşmeye donmemiş hiç bi zaman
№Ĺцуо Yª: o ne demek
humanum: gruplaşma ama oda birleşmeyi içeriyo
humanum: yani amerikan sokak kulturu bizde yok
humanum: herkes tek hekes herseye karsı ya orda
№Ĺцуо Yª: onu demiorum ya, ne anarşist adamsın
№Ĺцуо Yª: yani biz sokakta büyüdük dimi
№Ĺцуо Yª: sokakta oynadık, sokak ağzını biliriz, yara bere içinde olduk hep
humanum: ewet abi noldu hayırmı
№Ĺцуо Yª: ben hava kararmadan eve girmezdim
№Ĺцуо Yª: hatırlıorum
humanum: he abi nerden geldi şimdi nereye baglıyacan
№Ĺцуо Yª: bilmiyorum abi, biyere bağlayamıycam sanırım
№Ĺцуо Yª: aklıma esti öyle
№Ĺцуо Yª: şimdiki çocuklar sokakta oynamayı bilmiolar
humanum: onu bende düşünüüm bazen
humanum: işyerini göstertiyimmi
№Ĺцуо Yª: göstert
humanum gönderiyor:
№Ĺцуо Yª: monitöre bi tane ufacık sinek konup duruyo, içeri falan kaçıp monitörümü bozarsa ben bu sineği yaşatmam
humanum: bence monitöe gelince yasam hakkını al elinden
№Ĺцуо Yª: mantıksız oldu
№Ĺцуо Yª: evet haklısın,
№Ĺцуо Yª: monitör gittikten sonra sineği öldürsem nolcauk
№Ĺцуо Yª: nolca uk
№Ĺцуо Yª: fc uk
humanum: 14 şarkı atmışım bu arada
№Ĺцуо Yª: fc = nolca
№Ĺцуо Yª: olur mu?
humanum: olur
Ya baktım da ciddi ağır saçmalayabiliyoruz biz msnde, bunları öylesine yazdım, okuduysanız özür dilerim... :)
Gece saçmalaması

humanum: naber siniz gemclkik
humanum: genclik
№Ĺцуо Yª: KENDİME KAÇIKLIK DİPLOMASI HAZIRLIYORUM PAİNTTE
humanum: niye büyük yazıyosun
№Ĺцуо Yª: Caps Lock açık
TIFFOZY: bende ithalat maliyetlendirmesi ve piyasa araştırması yapıyorum
№Ĺцуо Yª: 46 MIYDI 32 MİYDİ
humanum: 46
TIFFOZY: iskonto mu
№Ĺцуо Yª: 32 OLMUŞ GALİBA YENİ KANUNLA
TIFFOZY: 32 + 14 tür o
humanum: bu saatte ithalat maliyetlendirmesimi yapılır abicim yaa
№Ĺцуо Yª: OLABİLİR ÖYLE YAZAYIM DAHA KAÇIK DURUYOR ÖYLE
TIFFOZY: hemde nasıl yapılır
TIFFOZY: sabah bursaya gidicem bide
humanum: way be
TIFFOZY: bunu yetiştirmem lazım
TIFFOZY: italyanlar beni bekledi dönmedi bugün
№Ĺцуо Yª: YAZILACAK BİŞİLER VARSA YOLLA BİZ DE YAZALIM
humanum: neyle alakalı aloxal mı
№Ĺцуо Yª: ELOXAS LAN
TIFFOZY: yok be kaynak makinesi
№Ĺцуо Yª: ALOKSAL NE TÜÜ
humanum: eloxas olsun c...’cum sonuçta o da değilmiş
TIFFOZY: neyse bu kadar mola yeter ben işime dönüyorum
humanum: kolay gele
TIFFOZY konuşmadan ayrıldı.
№Ĺцуо Yª: EE ABİ
humanum: ne abi
№Ĺцуо Yª: KAÇIKLIK DİPLOMASI İSTERMİSİN
humanum: lazım oldu artık bana
humanum: işten cıkacam yakında
№Ĺцуо Yª: BEN YAPARIM
Gözüne gözlük, eline sözlük
Kamus-i Türki'den esinlenerek tatilim boyunca mini bir tatil sözlüğü hazırladım. Çok derinlemesine bir sözlük olmadı tabiki, hatta yüzeysel bile oldu diyebiliriz. Sığ sularda bu kadar oluyor idare edin...
.......Tatil Yerleri.......
Muğla:
- Plaka numarası sahillerinde 34, iç kesimlerinde 48 olan güzide ilimiz.
- Kızlarının güzel olmasıyla ünlü şehir.
- Renault 12 ve 12SW cenneti.
Marmaris:
- Rus, Alman ve Hollandalı alt tabaka turistlerin tatil ve eğlence mekanı.
- Plajlarında Türk gençlerinin damızlık hizmeti verdiği yerleşim birimi.
Ekincik:
- En sağlam kafa dinleme yeri. Tahir Amcaya, Semahat Teyzeye ve Taciye binlerce teşekkürler. (Bkz: Ekincik Pansiyon)
Antalya:
- Sadece kardeşim Bahadır için gittiğim bir kent.
- Üst geçitlerinde yürüyen merdiven olan ve beni şaşkınlık içinde bırakan şehir.
- 5M migros kenti.
- Acayip modern yapılaşmış, fakat daha tam ne olduğunu anlayamamış amorf yapı.
Plaj:
- Yüzüstü yatmış genç erkeklerin boyun fıtığı olma merkezi.
- Alt tabaka yabancı turistin kendilerini kral ve kraliçe zannettiği dev aynaları.
- Şezlonglarına 5 ytl ödenen keriz yolma mekanları.
- Türk gençlerinin yabancı turistlere damızlık hizmeti verdiği insan meraları.
- Kendilerinden en az 20 yaş büyük adamlarla sırf parası için takılan genç kızları görüp delirme ve hayata küfretme yerleri.
Antik Kalıntılar:
- Gezilen, fotograf çekilen ve "Yuh ya adamlara bak neler yapmışlar" denilen çalılık yerler.
- Her antik kentte bir tiyatronun olduğunu görüp toplumsal sorgu yapılan yerler.
- Her kültürel gezide yoğun çalılıkların arasına doğru ilerleyip sonra da mayosunu düzelterek gelenleri gördüğümüz komik mekanlar.
.......Tatil Kızları.......
Rus Kızları:
- Kendileri güzel ayakları çirkin hatun kısmısı.
- Üstsüz güneşlenme işini abartıp, üstsüz gezme moduna giren vatandaşların ortak ismi.
Alman Kızları:
- Yaşlandıkça göbekleri göğüslerinden daha önde giden topluluk.
- Hepsi birbirine benzeyen üstün ırksal manyaklık.
Hollanda Kızları:
- Nedense aklıma Holstein ineklerini getiren hatun kişiler.
- Avrupanın en kıro hareketlerini görebileceğiniz davranışsal bozukluk.
Türk Kızları:
- Sırf hava. Ulan onlardan güzelleri yok sanki.
- Aslen güzel olan, ama kendilerini sürekli çirkinleştirmeye çalışan insan çeşidi.
- Güzelliklerinin farkındalarsa çekilmeyen kraliyet üyeleri.
.......Tatil Yolları.......
Yol:
- Asfalt denilen maddeyle kaplanan ama artık sıcaktan ve sürtünmeden erimiş mıcır topluluğu.
Duble Yol:
- Nisbeten daha hızlı yol alınabilen sollama mekanları.
Otoban:
- 2 şeritin üzerindeki tüm yollara verilen genel isim.
- Kedi köpek itlaf mecraları. (835km gidiş 835km dönüşte, 15 kedi 4 köpek 1 de leylek gördüm ezilmiş. Hadi kedi köpek yerde, leyleği nasıl ezdiniz be kardeşim. Belki ona da uçak çarpmıştır, olabilir...)
Kamyon:
- Sinir bozan ve sollanması gereken mekanik tosbağalar.
Radar:
- Aslında olmayan bir karayolu efsanesi.
Karacabey:
- Bir türlü yol çalışması bitmeyen kronik bekleme yeri. (Bir resim göstereceğim burada, videodan alamadım daha az biraz bekleyin.)
.......Türk Tatilci Tipleri.......
Piknikçi: Plaja pikniğe gelen sosyal fırtına.
Asosyal: Sabahtan akşama kadar şezlongda oturan, 30'ar dakikalık aralıklarla denize giren kurulmuş saat.
Aşırı Sosyal: "Burası boş mu?" diye soran insanla akşam yemeğine kadar muhabbet eden ilginç varlık.
Kuduruk: Plajı çiftleşme mekanı, turistleri de kendisine sunulmuş nimetler olarak gören psikolojik deli.
Abazan: Kuduruk'tan biraz daha zararsız, her gördüğüyle konuşup takılmaya çalışan başarısız şahsiyet.
Cool gibi: Dünya yansa dönüp bakmayan, cool takılmaya çalışan ama denize dalışından ne olduğu anlaşılan rahatsız insan. Biraz kasıntı.
Cool: Harbi cool olan insan, belli ediyor kendini zaten. Parmak arası terlik ve mayoyla Urfa Sofrası Restoran'da lahmacun yiyebilir. Takmaz yani. Kasmaz.
Takıntılı: "Ay mayom açılacak mı acaba?" diye sürekli üstünü başını çekiştiren, bir de kendisini gözetleyen var mı diye sürekli etrafa bakınan tipik tatilci bayan.
Teşhirci: Ruslarla yarışmak istercesine açılıp saçılan, bir de erkekler kendisine bakıyor mu diye sürekli etrafa bakınan tipik tatilci bayan. Takıntılının soyunuk türevi.
Uzun olmuş be, iyiki yüzeysel yazmışım, bir de derinlemesine yazsam ne olacakmış demekki... :)
Pazartesi, Temmuz 17, 2006
Tatil Kelimeleri
Giriş:
Ev - Araba - Yol - Karacabey'de trafik - İzmir Kipa - Ekincik,
Gelişme:
Ekincik - Ekincik Pansiyon - Deniz - Hoş bir tatil ortamı - Kafa dinleme - Herşeyi unutma - Kitap önerisi Andre Gide - Kalpazanlar.
Sonra enişte ben araba - Marmaris - Sonra tekrar Ekincik,
Sonra ben otobüs Antalya, Antalya'da kardeşim Bahadır - Scooter - Konyaaltı - Otel'de keyif - Phaselis - Kemer SunGate - Akşam otelde maç keyfi,
Sonra midibüs - 25 ytl - Fethiye - Fadia F1 multi hıyar fidesi - Marmaris - Enişte araba - Ekincik.
Sonuç:
Araba - Yol - Karacabey'de trafik - Bursa girişinde trafik - Gölcükte trafik - İzmit'te trafik - Gebze'de trafik, Nihayet Maltepe - 13 saat yol - Yarım bel fıtığı başlangıcı.
Eve Döndüm...
- "Özür dilerim geyik!!!" dedi kızılderili, bir yandan geyiğin düşen başını kaldırırken bir yandan da okşuyordu. Geyiğin yaşlı gözlerine bakarak "Seni birazdan öldürüp yiyeceğim geyik, lütfen affet beni." dedi ve bir damla yaş süzülüp geyiğin boynuna iniverdi kızılderilinin boyalı yüzünden.
Geyikten af dilenmeliydi, yaşama hakkını elinden aldığı geyiğin karşısında boynu bükük ve buruk bir ifadeyle, gözlerinden bir damla yaş akarak...
-"Özür dilerim geyik, birazdan seni öldürüp yiyeceğim..."














